Artık TUS’a günler kaldı. Bu pazar
bütün tusiyer arkadaşlar girecekleri okulların
bahçesinde heyecanla tur atıyor, tanıdık bir sima için etrafa bakıyor
ve bazıları da sınav öncesi son kez anne-babası ile konuşuyor
olacak. Bu sahneyi şimdilik burada bırakıp tekrar sınav sabahına ve hatta
cumartesi akşamına dönelim. Cumartesi akşamı
artık İngilizce sonuçlarını öğrenmiş olursunuz. Tekrar ve altını
çizerek söylüyorum, İngilizce sorunu olanlar bu son hafta
İngilizceyi halletsinler yoksa çalışan bir hekim arkadaş için cumartesi akşamı
TUS'a girmeden dönmek yıkımların en büyüğünden
olacaktır. Eğer İngilizce sınavı geçen nisandaki kadar zor olursa
bayağı bir kişi elenebilir. İngilizce sınavı ile ilgili zaman
kullanımını bir kez daha hatırlatıp bu bahsi de kapatalım. Cumartesi akşamı
artık fazla yüklenmeye ve gerginliği artırmaya bence gerek yok.
Eğer o zamana kadar gerek uyku, gerek taşikardi, gerek
anksiyete için bir ilaç kullanmamışsanız bence sakın o akşamda
kullanmayınız. TUS için küçük bir kural yazayım '' TUS'a doğru ilaç
başlanmaz, TUS'a doğru ilaç bırakılmaz''. Herkesin ilaçlara verdiği tepki
farklı olabilir bu nedenle cumartesi akşamı biraz rahatlayayım
düşüncesi ile alınan kısa etkili bir anksiyollitik ilaç bile etkisini sınava
kadar sürdürürse ne yaparsınız, bir düşünün. Cumartesi akşamı
çok geç kalmadan uykuya dalmak ve sınav stresini, sıkıntısını ise
fazla düşünmemek gerekir. Bazı arkadaşlarımız tüm gece süresince
bir oyana, bir bu yana dönüp geceyi kendilerine zehir yapmak
için uğraşacaklardır ama unutmayın ki siz çalıştınız ve aslında
başaracağınız duygusu da gönlünüzün bir yerlerinde emniyet subabı
olarak sizi rahatlatmaktadır. O akşam mümkünse çay-kahve gibi
içeceklerden de uzak kalmak gerek. Pazar sabahı çok geç olmayan
bir saatte, örneğin dokuz civarı uyanabilirsiniz. Sonrasında iyi
bir duş alıp, kahvaltınızı da yaparsınız. Ben öğlen için artık bir öğün
daha almamıştım. Sabah kahvaltıdan sonra arkadaşlarınız
ile ufak bir iki spot alış-verişinde bulunabilirsiniz. Hatta şanslı iseniz
soru bile
yakalayabilirsiniz. Fakat asla uç bilgiler ya da konu çalışmayı tavsiye etmem.
Bir de evden çıkmadan son bir kez tüm sayfada şekillerle
özetlenmiş embriyoloji ye bakılabilir, tabi ki bu bakış ilk değil sadece son
hafıza için bir göz atış olabilir yoksa beyni son dakikalarda yormaya gerek
yoktur. Saat
11.30 civarı arkadaşlarla vedalaşıp,
birbirinize dua ederek otelden ayrılırsınız. Artık okulu ve gideceğiniz
yolları da bildiğiniz için yol açısından daha rahat olabilirsiniz. Tabii bu arada
sınav heyecanı da oldukça artmış olacaktır. Okula varınca konuşup, rahatlamak
ve
sıkıntıyı ötelemek için
tanıdık bir yüz arayabilirsiniz. Ama asla patavatsızlık yapabilecek ve negatif
inotropik
etkide bulunacak birisi ile değil son dakikalarda TUS sürecinde konuşmayın.
Bu arada eğer okula erken
varırsanız kantinden fazlaca bir şeyler
içmeye kalkmayın. Yani bazı arkadaşlar kahve vb.
içecekler içiyor ancak zaten taşikardiksiniz,
bir de kahvenin diüretik etkisi çabası. Sınav
anında maksimum konsantrasyon ve
fazla bölünmemek için çok fazla sıvı
almamaya da özen gösterdim. Belki sınav öncesi son
bir kez ihtiyaçlarınızı karşılayıp artık
salona girebilirsiniz. Zaten yerinizi
biliyorsunuz. Yerinize oturunca sanırım herkes duaya
başlar. En azından ben ne kadar dua
biliyorsam hepsini de okumuşumdur. Çünkü o sırada
artık tek başınasınız ve
dayanabileceğiniz bir ''güç'' arıyorsunuz. Sınav kağıdındaki
adınızı, kimlik nonuzu vs. kontrol edip,
kitapçıkların dağıtılmasını beklemeye başlarsınız.
Tahtaya sınav başlama saati 13.30, sınav
bitiş saati 17.00 yazısını görevli yazacaktır.
Salon görevlileri de oldukça nazik davranırlar,
sanırım doktor olduğumuz için.
Sınav kitapçıkları dağıtılınca hemen eksik sayfa
kontrolüne başlıyorsunuz. Bu arada göz ucu ile de olsa
sorulara bakıp, heyecana kapılmaya gerek yok. Bazı
arkadaşlar o an belki de sorulara da göz
atmaya çalışacaklar ama gözünüz cevabını
bilmediğiniz bir soruya takılırsa o zaman daha
sınava başlarken bile aklınız o soruda kalacaktır. Bu
nedenle bence gerek yok. Özellikle sınav kitapçığı ''B'' gelen arkadaşlar buna da hazır olmalı.
Yine de
kitapçığın üzerinde hangi sıralama ile konularla
karşılaşacağınızı okuyup kendinizi son bir kez daha
hazırlayın. TUS için vakit sıkıntısı çekeni henüz
duymadığım için soruları da rahat rahat
okumaya başlamanızı öneririm. Saat
13.30'da artık soruları okumaya başlarsınız. Bazıları benim kafam
temelden sonra çok doluyor ve
yoruluyorum bu nedenle klinikten
başlayacağım diyebilir. Bazıları ise kitapçıktaki sıra ile gidebilir.
Bu tür seçenekleri
sınav öncesi mutlaka belirleyiniz. Her şeye rağmen ilk dakikalarda ve önünüzde
de çok soru
olduğundan ve sonraki soruların nasıl olacağını
bilemediğinizde hala çok heyecanlı olabilirsiniz. Ama
sorular ilerledikçe heyecanınız azalacak ve güveniniz gelecektir.
Şimdiye kadar TUS'un çok ama çok zor bir sınav
olduğunu düşünen bilinç altınız sorulara karşı ön yargılı olmasın.
Kesin bu soruda bir
gıcıklık
yapıyorlar ve beni şu şıkka çekmek istiyorlar diye
düşünüp gidip diğer şıklara kaymayın.
Elbette bazı sorularda ama kesinlikle az sayıdaki soruda bu kural işleyebilir.
Ancak bunu size şunun
için
anlattım. TUS aslında zannettiğimiz kadar zor
değil, onu biraz da biz kendimize
zorlaştırıyoruz. Örneğin ben o kadar
fizyoloji çalıştım, dönüp bakınca çok
çalışmasam da o soruları yapabileceğimi
gördüm. Ayrıca her soruya paranoya ile yaklaşıyorsanız bir de heyecan içerisinde
rahatlıkla yapabileceğiniz soruları da kaçırabilirsiniz.
Her sorunun altında bir
çapanoğlu
aramayalım. Biz kendimizi 180 soruya göre
hazırlayalım. Bırakalım öbür 20 soru
içerisinde ''afet zamanında kişi başına düşen su
miktarı nedir'' gibi sorular sorsunlar.
Atabilecek cesaretteki arkadaşlar atarlar,
öbürlerimiz bu tip sorulara hiç dokunmaz. Ama
yapabileceğimiz ve yapmamız gereken soruları
kaçırmamalıyız. Soru işaretleme konusunda da her konuyu bitirince kendi
içinde işaretleme yapınız. Böylece beyniniz hala o
soruları düşünürken hem bir kontrol daha yapar
hem de kopukluk yaşamazsınız. Yani
dahiliyeye başladı iseniz 30 soruyu da bitirinceye kadar
işaretlemeyip 30 soru bitince her soruyu
tek tek işaretleyebilirsiniz. Bu arada her ders bitiminde daha önce
bahsettiğim o küçük çikolataları kendinize ödül
olarak verebilirsiniz. Ancak her konu bitiminde sürekli bir
heyecan yaşayabilirsiniz. Örneğin
biyokimyayı bitirip, mikrobiyolojiye geçince acaba
mikrobiyolojiyi mi zor sordular diye hep
beklenti anksiyetesine sahip olabilirsiniz. Ama ne zaman
200. soruyu da cevaplayıp ardınıza bakacak olursanız aslında
işlerin düşündüğünüz kadar zor olmadığını bir kez daha
anlarsınız. TUS iyi bir çalışma ve yüksek bir sınav
performansı ile abartıldığı kadar zor bir sınav
değilmiş meğerse, dersiniz. Tüm soruları
işaretledikten sonra kontrolleri de yapıp
elbette bazı soruları değiştirebilirsiniz, bazı
boş bıraktığınız soruları tekrar düşünüp cevaplayabilir ve
bazılarını da haliyle atabilirsiniz. Ama hiç bilmediğiniz bir soruya dokunmak ve
o soru
ile cebelleşmek hatadır, bunu da
söyleyelim. En son sınav kağıdını verip iyi bir sınav
çıkarttıktan sonra omuzlarınızdan koca bir yük kalkmış olarak salondan ayrılırsınız.