Her
ne kadar başlık “anatomi’ye nasıl çalışmalı”
olsa da bahsedeceğim temel çalışma ilkelerinin
tüm dersler için geçerli olduğunu
söyleyebilirim. Hangi ders olursa olsun sınav
için en önemli noktalardan biri neye
çalışacağını bilmek ve bunu mümkün olan en fazla
tekrarla pekiştirerek çalışmaktır. Aksi takdirde
binlerce sayfanın arasında kaybolup sınav için
gereksiz bilgileri öğrenmeye çalışmak gerçek
hedeften uzaklaşmaktan başka bir şey
kazandırmayacaktır. Hele bu durum pratikte pek
kullanmadığımız, üstelik sınavda da işimize
yaramayacak binlerce terim ve bilgiden oluşan
anatomi gibi bir ders için daha da önem
kazanmaktadır. Bunu daha somut bir örnekle
açıklayacak olursak sınavda çok soru gelen
konulardan biri olan kas sistemine çalışırken
bir kasın bütün temel özelliklerini (origo,
insertio, fonksiyon ve sinir gibi) detaylı
olarak çalışmaya da gerek yoktur. Kasların origo
ve insertio’larıyla ilgili bugüne kadarki
sınavlarda çıkan soru sayısı çok azdır. Bu
konuyla ilgili gelen soruların önemli bir bölümü
ya kasın fonksiyonuyla ya da siniriyle
ilgilidir. Dolayısıyla m. supraspinatus,
scapula’nın arka yüzündeki fossa
supraspinata’dan başlar ve humerus’taki
tuberculum majus’ta sonlanır gibi bir ifadenin
sınav açısından pek de gerekli bir bilgi
olmadığını söyleyebilirim. Bunun yerine kasın
sinirinin plexus brachialis’ten çıkan n.
suprascapularis olduğunun, kolun abduksiyonunu
başlattığının ve tendonunun omuz eklemi
kapsülüne üstten yapışarak eklemi
desteklediğinin (yani bir rotator cuff kası
olduğunun) bilinmesi sınavda daha çok işe
yarayacaktır. Ya da a. carotis interna’nın
önemli bir dalı olan a. ophthalmica’nın tüm
dallarını bilmek tabii ki iyi bir şeydir ama bu
on daldan sadece sınavda sorulabilecek a.
centralis retina’yı bilmek daha mantıklıdır.
Fakülte yıllarından hatırlanacağı gibi bütün bu
bilgiler zamanında oldukça detaylı şekilde
anlatılmıştır. Ancak sınavda karşımıza bunun
sadece belli bir kısmı çıkmaktadır. Sınava
çalışırken en büyük problemlerden biri hangi
konuyu ne kadar detaylı çalışmak gerektiğidir.
Bu konuda eski yıllarda çıkmış sorular bize
büyük oranda yardımcı olabilir. Bunu da bir
örnekle açıklayacak olursak; sınavın birinde “a.
ovarica aşağıdakilerden hangisi aracılığı ile
over’e gelir?” diye ligamentum suspensorium
ovarii sorulmuş. Bir başka sınavda ise
“aşağıdaki bağlardan hangisi ovarium’u pelvis
duvarına asar?” diyerek yine ligamentum
suspensorium ovarii sorulmuştur. Görüldüğü gibi
genellikle bir konuyla ilgili çıkmış bir soru
bir başka sınavda ya farklı bir şekilde, ya o
konuyla ilgili başka bir özellik sorularak
tekrar karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden eski
sorulara bakmak, bu sorular aynen sorulmasa bile
gelebilecek sorularla ilgili bize fikir
vereceğinden sınava çalışmanın önemli bir
parçasıdır.