Hep birlikte bir
sınavı daha atlattık. Herkes elinden geleni
yaptı veya en azından yapmaya çalıştı. Kazanan
arkadaşlara şimdiden başarılar, kazanamayan
arkadaşlara da eylül 2008 sınavı için gayret ve
kuvvet diliyorum.
Ben bu yazımda
sizlere iki hikaye ile seslenmek istiyorum.
HAYAL ETTİĞİNİZ KADAR VARSINIZ......
BİR AN İÇİN MADDİ OLANAKLAR VEYA ENGEL OLARAK
ÖNÜNÜZE KONAN NE VARSA DIŞINA ÇIKMAYA ÇALIŞIN.
SİZE SUNULMUŞ KALIPLARIN ÖTESİNE GEÇİN, ÇÜNKÜ
HAYAL ETTİĞİNİZ KADAR VARSINIZ...
JAPON SAZAN BALIKLARINI ELA ALALIM: JAPON SAZAN
BALIĞI KÜÇÜK BİR KABIN İÇİNDE 8 CM YE KADAR
BÜYÜYEBİLİR. DAHA BÜYÜK BİR KABIN İÇİNDE İSE
BOYU 15-25 CM YE KADAR ÇIKABİLİYOR. BİR SÜS
HAVUZUNUN İÇİNDE BOYU YARIM METREYE, BİR GÖLE
BIRAKILDIĞINDA İSE BOYU 1 METREYE KADAR
ULAŞABİLİYOR. KISACASI JAPON SAZAN BALIĞININ
BOYUTLARI EVİNİN BOYUTLARIYLA ORANTILIDIR. BİZ
İNSANLARDA DÜŞÜNSEL OLARAK HAYAL ETTİĞİMİZ
DÜNYANIN BOYUTLARI ORANINDA BÜYÜYEBİLİRİZ, BİZE
SÖYLENDİĞİ KADAR DEĞİL....
Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış...
Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul
edecek kadar beğenirmiş...
Ve onu "Renklerin Ustası" anlamına gelen Ranga
Çeleri olarak tanısa da;
kısaca Ranga Guru derlermiş...
Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise
artık eğitimini tamamlamış ve son resmini
yaparak Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini
değerlendirmesini istemiş...
Ranga Guru ise;
- Sen artık ressam sayılırsın Racaçi.. Artık
senin resmini halk değerlendirecek. diyerek
resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini
ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına
da kırmızı bir kalem koyarak halktan
beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica
eden bir yazı bırakmasını istemiş. Raciçi
denileni yapmış Ve birkaç gün sonra resme
bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar
içinde ve neredeyse görünmüyor...
Çok üzülmüş tabii.Emeğini ve yüreğini koyarak
yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki.. Alıp
resmi götürmüş Ranga Guru'ya ve ne kadar üzgün
olduğunu belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve
yeniden resme devam etmesini önermiş. Raciçi
yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru'ya
götürmüş. Tekrar şehrin en kalabalık meydanına
bırakmasını istemiş Ranga Guru...
Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli
renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile
birlikte... Ve yanına insanlardan beğenmedikleri
yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile
birlikte bırakmasını istemiş.
Raciçi denileni yapmış... Birkaç gün sonra
gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç
dokunulmamış, fırçalar da, boyalar da
kullanılmamış..
Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru'ya gitmiş ve
resme dokunulmadığını anlatmış..
Ranga Guru ise;
Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara
fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir
eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini
gördün...
Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip
senin resmini karaladı.. Oysa ikinci konumda
onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin,
yapıcı olmalarını istedin...
Yapıcı olmak eğitim gerektirir...
Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye
kalkmadı, cesaret edemedi...
Sevgili Raciçi Mesleğinde usta olman yetmez,
bilge de olmalısın...
Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi
olmayan insanlardan alamazsın...
Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri
yoktur...
Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla
bilmeyenle tartışma... demiş...
Yeni
dönemin herkese başarı, sağlık ve mutluluk
getirmesi ve daha sonraki yazılarımızda görüşmek
dileği ile, selamlar…