Bir TUS daha geçti. Doğaldır ki, TUS’a
hazırlananlar için bu, o kadar kolay olmadı.
Yoğun ve uzun çalışma saatleri, stresli günler,
uykusuz geceler yaşandı. Kazanan arkadaşlara
sonucun hayırlı olmasını, mesleki kariyerlerinin
yeni aşamasının gönüllerince sürmesini dilerim.
Henüz sonuca ulaşamamış arkadaşlar içinse
yılgınlığa yer olmadığını ve azmin elinden
kurtulacak bir şey olmadığını hatırlatmak
isterim.
Geçmiş TUS’un sorularını genel cerrahi
açısından irdelersek, soruların ÖSYM tarafından
açıklanmaya başlanmasından bu yana ilk kez soru
iptaline gerek kalmaması sevindiriciydi. Demek
ki, genel cerrahlar da iptal ya da düzeltme
gerektirmeyen sorular hazırlayabiliyormuş… Bu
konuda emeği geçenleri kutluyor ve TUS camiası
adına şükranlarımı sunuyorum.
Sınavda, hangi branşa ait olduğunu tam
olarak bilemediğimiz “lokal anesteziklerle
ilgili” soruyu hariç bırakırsak, 19 genel
cerrahi sorusu bulunuyordu. Son iki sınavdır
olduğu gibi yine bir etik sorusunun olması, bu
konuya olan ilginin devam ettiğini gösteriyor.
Bu modanın birkaç sınav daha süreceği
varsayılabilir.
Temel konulardan diğer sınavlara benzer
sayıda soru geldi. Bunlar içinde 2 tane sıvı
elektrolit sorusu kolay olarak nitelenebilecek
sorulardı. Yara iyileşmesi, septik şok, hemostaz
ve ARDS soruları çok detaya kaçmayan,
yapılabilir özellikteydi. Temel konularla ilgili
sorular içinde en sevimsiz olanı, akciğer
filminin resim üzerinden değerlendirme zorluğunu
taşıyan, yorum ve dikkat gerektiren vaka
sorusuydu. Bu soruda hipotansiyon, taşikardi ve
takipnenin nedeni kateterizasyona bağlı gelişen
pnömotorakstır, ancak seçeneklere pnömotoraks
konmayarak soru biraz zorlaştırılmış ve daha
dikkat gerektiren bir soru haline getirilmiş.
Aslında bu sık uygulanan ve bundan sonraki
sınavlar açısından örnek alınması gereken bir
yöntem. Hem subklavyen ven kataterizasyonuna
bağlı en sık görülen teknik komplikasyon olan
pnömotoraksın hatırlanması hem de pnömotoraksın
akciğer grafisindeki görüntüsünün ve buna bağlı
“mediastende kaymanın” belirlenmesi istenmiş.
Direkt olarak “subklavyen ven
kataterizasyonunun en sık görülen komplikasyonu
nedir” şeklinde sorularak ya da seçeneklere
pnömotoraks konularak kolaya modifiye
edilebilecek bir soru.
Her sınav mutlaka soru sorulan meme ve
tiroid hastalıklarından yine birer soru
sorulmuştu. Meme sorusu, meme kanserinin
evrelemesi ile ilgili kolay bir soruydu.Tiroid
sorusu ise sınavdaki en zor cerrahi sorusuydu.
Hem yorum gerektiriyordu hem de kurgusundan
kaynaklanan yorumlama zorluğu vardı.
Sınav sonrası çok tartışılan ve pek çok
arkadaşın yanlış olduğu gerekçesi ile itiraz
edilmesini istediği bir soruydu. Soru aslında
tam olarak yanlış değil, ama sorulmak istenen
tam olarak ifade edilememiş. Soru kökü “…cerrahi
tedavi gerektirir?” yerine “…cerrahi tedavi
gerektirebilir/yapılabilir?” olmalıydı. Çünkü
verilen seçeneklerin hepsi duruma göre cerrahi
tedavi yapılabilecek/cerrahinin uygun
olabileceği durumlar. Dolayısı ile sorulduğu
şekli ile “…cerrahi tedavi gerektirir mi?”nin
cevabı “evet, tüm seçenekler cerrahi tedavi
gerektirir”. Ancak hipertiroidi varlığında
gebelikte, amiodaron kullanımına ikincil
hipertiroidide ve hatta oftalmopatide cerrahi
dışı tedaviler de uygulanabilir. Bu nedenle soru
kökündeki hataya rağmen soru için “yanlış”
itirazı kabul görmezdi. Bununla birlikte
cerrahinin en özensiz hazırlanmış sorusu olarak
kabul edilmeli.
Mide kanseri, polipozis, kolon kanseri
tarama yöntemi ve kanama olmak üzere yine
alıştığımız oranda gastrointestinal sistem
sorusu vardı. Mide kanseri ile ilgili soru
memeye benzer şekilde evreleme ilgili bir
soruydu ve kanser evrelemelerinin önemini bir
kez daha vurguluyordu. Kolon kanserinin standart
bir tarama yöntemi yok. Değişik alternatifler
içinde en çok kullanılan “yıllık gaytada gizli
kan testi” sorulmuştu. Standart bir yöntem
olmadığı için de nispeten zor olarak
değerlendirilebilecek bir soruydu.
Hepatobiliyer sistemle ilgili üç, pankreasla
ilgili bir soru vardı. Tıkanma sarılığı
tanısında en az yararlı tetkik sorusunun cevabı,
tıkanma sarılığında kullanılan tetkikler ekarte
edildiğinde kolaylıkla yapılabilirdi. Tıkanma
sarılığı düşündüren bir hastada tanı koymada
ultrasonografi ilk tetkik; ERCP, PTK ve MRCP ise
nedenin saptanmasında kullanılan tetkikler,
anjiyografi bunların arasından belirgin olarak
ayrılabiliyor.
Kolanjitin en sık etkeni ve daha önce
defalarca sorulmuş olan, mutlaka bilinmesi
gereken Ranson kriterleri ile ilgili soru da
yapılabilir nitelikteydi.
Çoğu zaman sorulan vasküler hastalıklardan
derin ven trombozunun tedavisi ile ilgili soru
çıkmıştı. Farklı olarak son sınavların hemen
hepsinde sorulan travma ile ilgili soru yoktu.
Soruları bu şekilde analiz edince önümüzdeki
sınav için temel konularda yanık, beslenme;
gastrointestinal sistemde özefagus, mide ve ince
barsak; mezenter ve karın travması ile ilgili
soru gelme olasılığının arttığını
değerlendiriyorum. Doğaldır ki, her zaman
sorulabilecek sıvı elektrolit, asit-baz, şok,
kolon, meme, tiroid ve pankreası da unutmamak
gerekir.
Genel olarak bakıldığında genel cerrahi
sorularından 10-15 tanesi rahatlıkla
yapılabilecek nitelikteydi ve bu sınavlarda
görmeye alışkın olduğumuz bir dağılımdı.
Sınavlarda zaman zaman farklı branşların, zorluk
derecesini arttırarak “kötü polis” rolünü
aldıklarını biliyoruz. Bazen cerrahi de bu rolü,
hakkını vererek oynuyor ama bu kez bunu söylemek
haksızlık olur diye düşünüyorum.
Her şey gönlünüzce olsun… Sevgi ve
saygılarımla…