Uykularınızı bölen, bazılarınıza kabuslar
yaşatan sınav sonunda geçti. Bazılarınız için
iyi, bazılarınız için kötü, ama genel olarak
garip bir sınavdı bu. Soruların daha özenle ve
dikkatle hazırlanması gerekirdi. Ne olursa olsun
bundan sonra oturup muhasebe yapma dönemi. Her
sınavda olduğu gibi kazanan ve kazanamayanlar
olacak. Kazanmayanlar için bu bir son değil.
Nerede hata yaptığını veya nerede yetersiz
olduğunu değerlendirme vakti şimdi. Geçmişle
yaşamak değil, geleceğe hazırlanmak olmalı
amacımız. Başarı ancak böyle gelir. Edison’a
sormuşlar, “elektriği bulmak için çok çaba
harcadın, defalarca başarısız oldun, bu seni
yıldırmadı mı” diye. “Evet, yaklaşık 2500 deneme
yaptım elektriği buluncaya kadar, ama her
seferinde de, bu yöntemle elektrik
üretilemiyormuş dedim kendi kendime. Yani
elektriğin 2500 farklı yoldan üretilemeyeceğini
öğrendim” demiş. Yılmak yok yola devam.
Pediatri ve yenidoğan açısından değerlendirecek
olursak; her zaman olduğu gibi pediatri ve
yenidoğan yüz güldürücü idi. Sorular zorluk
derecesi açısından orta düzeyde idi. Yaklaşık 7
tane net yenidoğan sorusu vardı. 1 tane soru
genel bilgi ile, diğerleri notlarla ve derslerde
anlatılanlarla çözülebilecek düzeyde idi. Son
iki-üç sınavda olduğu gibi bu sınavda da 3 adet
pediatrik nöroloji sorusu vardı. Bu demek oluyor
ki pediatrik nörolojinin ağırlığı artıyor. Bu
sınavın bizim açımızdan önemli bir noktası,
tablo ve ezber sorularının birazcık fazla olması
idi.
Genel olarak bakıldığında, arkadaşların
birçoğunda infial yaratan hatalı veya özensiz
hazırlanmış soruların fazla olduğu göze
çarpıyordu. Ancak burada arkadaşların birçoğu şu
hataya düşüyor bence. Bu soruların oranı toplam
soruların en fazla %5’ini oluşturuyordu. Yani
190 soru nereden bakarsanız bakın, gerçek bilgi
ölçen soru. Sonuçta sizin yerinizi belirleyecek
sorular bunlar. Herkes hatalı soruları suçluyor.
Peki hatasız sorularda bile bile yanlış
yaptığınız yerler yok muydu. Birçok arkadaşla
konuştum. Hatalı sorular haricinde “abi bile
bile bunu yanlış yaptım” diye birçok soru örneği
gösterdiler. Peki niye bile bile yanlış
yaptınız? Hatalı soruları örnek gösterip
başkalarını veya ÖSYM’yi suçlamak kaçış yolu
bence. Bu hiçbir zaman hatalı soru
hazırlayanları savunma anlamına gelmemeli.
Hatalı sorularda değil, hatasız sorularda niye
yanlış yaptığımızı sorgulayıp, bir daha hata
yapmamak için ne yapabilirimi tartışmalıyız.
Kazananların yolu açık olsun. Kazanamayanlara da
bir sonrakinin daha iyisi olması için hırs ve
azim olsun bu sınav. Bu yazıyı yazarken halen
sınav sonuçları belli değildi. Eğer erken yayına
girerse bir başka önemli tavsiye daha. Puanınıza
göre yazacağınız yerlerde şunlara dikkat edin;
-En çok istediğiniz bölüm olması,
-Huzurlu çalışabileceğiniz bir eğitim araştırma
hastanesi veya üniversite,
-Döner sermaye geliri iyi olan bir merkez,
-Bitirdikten sonra iş bulma şansınızın (!)
yüksek olduğu bir bölüm olması. Allah
yardımcınız olsun.