Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle e-mail Gönder

ANA SAYFA

TUSDATA HAKKINDA
TUSDATA SERİLERİ
TUS REHBERİ

TUS KAMPI

VAKA KAMPI

PROGRAMLARIMIZ

MOTİVASYON

DANIŞMANLIK
DENEME SINAVLARI
DERS NOTLARI

ŞUBELERİMİZ

TUS SONUCU

TUS PUANI

SIK SORULANLAR

MESAJLAR

İLETİŞİM
 
 
 

Dr. Oğuz KARABAY ( Mikrobiyoloji )

oguzkarabay@klinisyen.com

 

Bilim adamına vefa

 

Bilim adamı olmak her zaman zordur. Bilimi adamı olmak için yoğun  emek, sabır ve  çalışmaya ihtiyaç vardır. Ama bu meziyetle bile çoğu zaman bili adamı olmaya yetmez. Bilim adamı olabilmek için her türlü yönlendirmeye rağmen, doğru bildiğinden, doğruluğuna inandığından şaşmamak gerekir.  Bir de başarılı olan bilim adamına biraz olsun teveccüh gösterilirse, ondan daha mutlusu olmaz. Bilim adamına gösterilen teveccüh ülkeden ülkeye öyle büyük farklar gösterir ki şaşarsınız. İki farklı ülkede aynı olayda benzer tutumu sergileyen iki bilim adamına karşı gösterilen davranış farkını aşağıda dikkatinize sunmak istiyorum.

Almanya'da Chemie Grünenthal adlı firma tarafından gebelerde bulantıyı azaltan Talidomid (Alfa-f. Glutarimid ) adlı bir ilaç geliştirdi. İlaç İlk Almanyada piyasaya sürüldü. Daha sonra İngiltere’de ve başka Avrupa ülkelerinde hızla tüketime sunuldu.  Ancak küresel düzen (o zamanlarda bile) daha fazla para kazanmayı gerektiriyordu. Firma ilacı Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) pazarlamak için saldırgan politikalara başladı. Eylül 1960’da  gıda ve ilaç dairesine (FDA) ruhsat başvurusunda bulunuldu. O dönemde başvuruyu  inceleyen Dr. Frances Oldham Kelsey bu ilaçla ilgili titiz çalışmalar başlattıktan sonra  ilacın güvenlik verilerinin yetersiz olduğunu saptadı. Onay için daha fazla ve daha ayrıntılı gerektiğini bu haliyle ruhsat almasının doğru olmayacağını bildirdi. Ancak ithalatçı firma Dr. Kelsey’e ve diğer makamlara onay için baskı yapmaya başladı. Buna rağmen Dr. Kelsey geri adım atmadı ve onay vermedi. Bu olayların ardından (yaklaşık bir yıl sonra ) Avrupa’dan kol veya bacakları olmadan doğan ve fokomegali denilen (fok gibi) çok sayıda bebek doğduğu bildirilmeye başlandı.  Bu bozukluğun talidomide bağlı olduğu anlaşılıncaya kadar Avrupa’da binlerce sakat bebek doğmuştu bile.  Amerika’da ise bu ilaç Dr. Kelsey’in titizliği sayesinde FDA onayı alamamıştı. Ancak onay almamış olmasına rağmen, ilaç ABD’de (güya araştırma maksadıyla) 20 bin civarında gebeye uygulanmıştı bile.  Böylece ABD’de 17 sakat doğum meydana geldi. Amerikalılar, büyük bir felaketin eşiğinden Dr. Kelsey’in titizliği sayesinde döndüklerini anladılar. Dr. Kelksey milli kahraman oldu. Ünlü Washington Post gazetesi 15 mayis 1962'de onu ulusal kahraman ilan etti, daha sonra başkan Kennedy tarafından övünç madalyasıyla onurlandırıldı.

Peki ülkemizde aynı ilaçtan kaynaklanan kaç anomalili çocuk doğdu ? Cevap ilginç gelecek ama hiç. Peki, bu nasıl başarıldı?  Ülkemizde her şartta doğruyu araştıran ve doğru bildiğini söyleyebilen bir bilim adamı bu ilaçla ilgili testler yaptı. Çalışmaları sonucunda bu ilacın güvenilir olmayan bulguları olduğunu saptadı ve derhal bakanlığı uyardı. Onun uyarılarıyla ilacın ülkemizde satışını engellendi. İşte bu bilim adamının ismi Prof. Süreyya Tahsin Ayhan’dı. Peki bizler bu insanın ismini ne kadar biliyoruz ? Ben bu değerli insanın ismini Prof. Dr. Mustafa Çetiner’in  ve Hıncal Uluç’un köşe yazılarından öğrenebildim. İstedim ki sağlığında göremediği teveccühü, hak ettiği ilgiyi ve övgüyü ölümünden sonra birileri fark etsin. Süreyya hocam emeğinle, yüreğinle, bilim adamı anlayışıyla bizlere örnek olduğun için sana teşekkür borçluyuz.