Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle e-mail Gönder

ANA SAYFA

TUSDATA HAKKINDA
TUSDATA SERİLERİ
TUS REHBERİ

TUS KAMPI

VAKA KAMPI

PROGRAMLARIMIZ

MOTİVASYON

DANIŞMANLIK
DENEME SINAVLARI
DERS NOTLARI

ŞUBELERİMİZ

TUS SONUCU

TUS PUANI

SIK SORULANLAR

MESAJLAR

İLETİŞİM
 
 
 

Dr. Tolga BİÇER ( Patoloji )

tolgabicer@klinisyen.com

 

Ve sınav geçti…

       Şimdi rahatlama zamanı. Oldu ya da olmadı artık bir önemi kalmadı. Eğer basardıysak bu zorlu yolda doğru ilerledik anlamına gelir ve noktamızı koyup,önümüze bakabiliriz. Ama olmadıysa şapkayı önümüze koymalıyız. Yapılması gereken oturup düşünmek, ben nerde hata yaptım diye sorabilmek atılacak adımların en önemlisi.Çünkü insan hata yaparak doğruları bulur ve bu doğrular daha kalıcı olur.

        Hatalarımız nerelerde olabilir diye şöyle bir düşünelim şimdi:

1) İlk akla gelen tabiki yetersiz bilgi düzeyi ki bunun tek nedeni yeterince ders çalışmış olmamak ki aslında bu sınav için konuşacak olursak bu çok da abartı bir efor istemiyordu. Düzenli olarak derslere gelmek ve hocaların söylediklerini dinlemek yeterdi.Ve belki bir de eve gidip tekrar etmek çok güzel olurdu.

2) Başka bir neden de galiba her sınava giren arkadaşımın yaptığı DİKKATSİZLİK hatası.Galiba hataların en affedilmezi. Çalıştık yorulduk ve her şey hazır derken yanlış okunan, yanlış işaretlenen ya da kaydırılan cevaplar. Olmazsa belki de her şey tam istendiği gibi gitti diye düşündürecek, yapılınca insanı en çok üzen bu olsa gerek.

3) Bir başka neden de şansın bizden yana olmaması olabilir.Attıklarımın hiç biri mi tutmadı ? Tutmaz bazen işte buda bilinçli atmamaktan kaynaklanır. Eğer gerçekten ikiye indirip atmış olsak illaki içlerinden tutanlar olur. Tabiki sınav stratejisidir bu ve bu da yine çok soru çözmekle elde edilir.

Yani sonuçta bu sınavı başarmanın yolu çalışmaktan,düzen ve disiplinden geçiyor.

Bahaneler bulmak çok kolay ama neye mal olduğunu düşünün bir de. Geçtiğimiz sınav değerlendirmelerini hepiniz okumuş ve soruları görmüşsünüzdür. Çok da korkulacak bir şey yoktu değil mi? Eminim ki sınava giren herkes biraz daha çalışsaydım yapardım demiştir.Yapılabilirdi de gerçekten. Ama hiçbir şeyin sonu değil bu. Önümüzde sadece dört ayı olan yeni bir sınav var. Bunda nede olmasın ki…

Patoloji sorularını irdeleyecek olursak, yapılabilir hatta kolay buldum.

- Çok zor   : 2

- Zor   : 2

- Orta   : 5

- Kolay   : 5

- Çok Kolay   : 6  soru vardı. Bu dağilım eski patoloji dağılımlarına çok benziyor. Yani artık patolojide düzeyin eskisi gibi olduğunu söyleyebiliriz. Eylül 2005 sınavında kurban olarak seçilen patolojinin sorularına bakacak olursak bu sınavdakiler gerçekten daha kolaydı.

 

- Bilgiyi direk ölçen soru sayısı   : 17

- Bilgiyi, yorum yoluyla ölçen soru sayısı   : 3

Bu da bir başka istatistik. Buradan da görülebildiği gibi hiç yorum yapmadan bile 17 tane soru direkt olarak spot bilgiyle yapılabilecek sorular.

 

Bu istatistiklerden sonra çok çarpıcı bir bilgi vermek istiyorum. 20 patoloji sorusunun tamamını ve 33 adet diğer branşlardan soru yaptıran bir patoloji notuna sahibiz.   Sanıyorum başka hiçbir ders toplam 200 sorunun 53 ünü yaptırabildik diyemeyecektir. Neden? Arkadaşlar fizyopatoloji tıbbın temelidir.  Anatomiden tutunda sırayla gidecek olursak, fizyoloji, biyokimya, mikrobiyoloji, kısmen farmakoloji, pediatri, dahiliye, küçük stajlar ve kadın doğum branşları, patoloji bilgisiyle rahatlıkla yapılabilecek sorular soruyorlar.

 

2008 nisan sınavında hedeflerine ulaşan arkadaşlarımı kutluyor,  şanslarını 2008 de deneyecek arkadaşlarıma ise sonsuz başarılar diliyorum, esenlikle kalın…

 

                                                                                                                       Dr. Tolga BİÇER