logo.gif (8668 bytes)

saglik.gif (2016 bytes)

ANA SAYFA

EĞİTİM KAYNAKLARI

TUS HAKKINDA

MEDICAL LİNKLER

MEDLİNE

MEDİKAL REHBER

TUSDATA SERİLERİ

ÖĞRENCİ SAYFASI

PRATİSYEN SAYFASI

AKADEMİSYEN

SAĞLIK BİLGİLERİ

İLKYARDIM REHBERİ

İLAÇ REHBERİ

DOWNLOAD

SAĞLIK MEVZUATI

KÜLTÜR SANAT

HALK SAĞLIĞI
Sağlık Ansiklopedisi
İlkyardım
Aile Planlaması
Kadın Sağlığı
Hastalık - Beslenme
ECZANELER
Nöbetçi eczaneler ve adresleri

ADLİ TIP




Adli tıpla ilgili bilmeniz gerekenler: Haklarınız ve Sorumluluklarınız

AKUT VİRAL HEPATİT

Hepatit karaciğer iltihabıdır ve etkenlerine göre değişik adlarla anılır. Etkenin bakteri ya da virüs olması durumunda enfeksiyöz hepatit olarak bilinir. İltihap vücut dışından ya da içinden gelen zehirli maddelere bağlıysa toksik hepatit olarak adlandınlır. Enfeksiyöz hepatitin nedeni virüsler, riketsiyalar, protozoonlar, streptomiçesler, spiroketler vb olabilir. Toksik hepatitin başlıca nedenleri ise arsenik, karbon tetraklorür, mantar ve ilaç zehirlenmeleri, denetlenemeyen şeker hastalığı ve hipertiroidizmin bir türü olan tireotoksikozdur.
Hepatite özgü belirtiler: Karaciğerin büyümesi, idrar renginin koyulaşması, dışkı renginin açıklaşması, bazen sarılık.
Günümüzde enfeksiyöz hepatitlerin yüzde 90'unun virüs kaynaklı olduğu bilinmektedir. Bu nedenle akut hepatit ile viral hepatit kavramları neredeyse eşanlamlı olarak kullanılır.

NEDENLERİ

Günümüzde viral hepatitin etkenleri artık bilinmektedir. Hepatit virüslerinin ilk tanımlanan A ve B tiplerinin yanı sıra önceleri n-A ve n-B, günümüzde ise C ve E tipleri olarak adlandınlan çeşitleri saptanmıştır. Bunların yol açtığı hepatitler etken olan virüsün adıyla (ömeğin, B tipi hepatit ya da hepatit B) anılır. Bu dört tipin dışında bir de hepatit B virüsüyle birlikte bulunduğunda hastalık yapan ve bu hastalığı ağırlaştıran D tipi hepatit virüsü tanımlanmıştır.
Viral hepatitin başlıca iki türü vardır: Enfeksiyöz ya da bulaşıcı hepatit ve serum hepatiti. Hepatit A ve E virüsleri temelde dışkı-ağız yoluyla bulaştığından enfeksiyöz ya da bulaşıcı hepatit yapar. Hepatit B, D ve C virüsleriyse öncelikle kirli şınngalarla, vücuda virüs bulaşmış kan verilmesiyle ve cinsel ilişkiyle geçer. Dolayısıyla da bu virüslerin etken olduğu hastalık tipleri serum hepatiti olarak adlandırılır. Virüsün çeşidine göre hastalığın kuluçka süresi de değişir.

YAYILMASI

A ve E tipi virüs insandan insana, kirlenmiş maddelerin ağız yoluyla alınması sonucunda bulaşır. Virüslü dışkıyla kirlenmiş besinler, kötü yıkanmış meyve ve sebzeler, el temizliğine önem verilmemesi, kanalizasyonun açıldığı bölgelerde tutulan deniz ürünleri vb hastalığın bulaşmasında etkilidir. Bu virüsler damar yoluyla da bulaşabilir. A tipi viral hepatitte enfeksiyon ile klinik belirtilerin ortaya çıkması arasındaki süre, yani kuluçka dönemi ortalama 30 gündür; bu süre 15-50 gün arasında değişebilir. Hastalık daha çok çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. B ve C tipi virüsler damar yoluyla ya da cinsel ilişkiyle bulaşır. B tipi virüsün kuluçka dönemi 6 hafta ile 6 ay, C tipi virüsünkiyse 5-12 hafta arasındadır. Hastalığın özellikle etkilediği bir yaş grubu yoktur. A tipi hepatitte virüs parçacıkları hastalık belirtileri görülmeden 4-5 gün önce dışkıda çıkmaya başlar. Hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasıyla bulaştırıcılık dönemi de sona erer. Uzun süre belirti vermeyen taşıyıcılara rastlanmaz. Buna karşılık B tipi hepatitte hastaların yüzde 5-lOu taşıyıcı durumuna gelir ve toplumda önemli bir enfeksiyon kaynağı oluşturur. C tipi virüse bağlı hepatitte kronikleşme ya da taşıyıcılık oranı yüzde 60'a kadar yükselmektedir.

BELİRTİLERİ

Viral hepatit çok çeşitli belirtilere yol açabilir. Hastada hiçbir sarılık ya da yakınmanın görülmediği tipleri olduğu gibi, son derece ağır ve birkaç günde ölümle sonuçlanan olgular da bilinir, Olüm oranı A tipi hepatitte en düşük, C tipi hepatitte en yüksek düzeydedir.
Akut hepatitin başlangıç ya da sarılık öncesi döneminde özellikle sindirim sıstemiyle ilgili belirsiz yakınmalar ortaya çıkar. Belirgin iştah azalması, bulantı, bazen kusma, karın ağrısı ve kabızlık bu dönemin başlıca belirtileridir. Hastada yorgunluk, baş ağrısı ve 380C'yi geçmeyen hafif ateş de olabilir. Seyrek olmakla birlikte başlangıç evresi bazen grip ya da bel, eklem ve kas ağrıları yapan romatizma hastalıklarım da andırır.
Genellikle bu dönemi izleyen birkaç gün içinde idrarın rengi koyulaşır; dışkı ise çok açık, hatta beyazımsı bir renk alır. Eğer daha önce çıkmışsa ateş bu kez normale döner ve sarılık belirir. Deri ve mukozalar (örneğin, gözde) sararır. Böylece hastalığın birkaç gün ya da hafta sürecek ikinci evresine, yani sarılık dönemine girilir. Bu dönemin başlarında ilk evrenin belirtilerinden özellilde halsizlik, bulantı, mide ve karaciğer ağrısı sürebilir. Bu ağrılar bazen karaciğer koliği ya da safrakesesi iltihabını düşündürecek kadar şiddetlidir. Olguların yüzde 20'sinde kaşıntı vardır.
Hastalığın iyiye gitmesi durumunda bu belirtiler birkaç gün sonra şiddetini yitirmeye başlar. İştah normale döner, dışkı ve idrar normal renklerini alır ve sarılık kaybolur.
Hasta muayene edildiğinde sarılığa ek olarak karaciğerin büyüdüğü saptanır. Olguların yüzde 30'unda dalak da büyümüştür.

HASTALIĞIN BİÇİMLERİ

Akut şiddetli hepatit ve kronik aktif hepatit gibi ileride incelenecek biçimleri dışında hastalığın klinik gelişimine göre birbirinden ayrılan çeşitleri vardır.
oSessiz hepatit. Hastalık hiçbir klinik belirti vermez ve ancak kan tahlilleriyle saptanabilir. Kanda transaminaz düzeyi yükselmiştir.
oSarılıksız hepatit. En yaygın viral hepatit biçimi olarak bilinir. Ozellikle 2-3 yaşmdaki çocuklar arasında yaygındır. Bu yaşlarda görülme sıklığı sarılıklı hepatite göre 10 kat fazladır. Yaş ilerledikçe sarılıksız hepatit de gittikçe daha az görülür. Klinik açıdan sessiz hepatitten farklıdır, çünkü sarılıksız hepatitte, sarılık dışında bütün hepatit belirtileri gözlenir.
Sarılıksız hepatit çoğu olguda fazla ağır bir klinik tabloya yol açmaz, ama kural olarak hafif bir hepatit biçimi olduğunu düşünmek de yanlıştır. Ozellikle tanınması kolay olmadığından gerekli korunma önlemlerinin alınması gecikebilir ve dolayısıyla tedavi güçleşebilir.
Kolestatik hepatit. Karaciğer hücrelerinin yıkımına, karaciğerdeki safra kan alcıklarının tıkanmasımn da eklendiği hepatit biçimidir. Tikannıa sonucunda safranın kana karışmasıyla sarılığın şiddeti artar. Kolestatik hepatitte şiddetli sarılığın yanı sıra şiddetli kaşıntı da görülür; dışkının rengi neredeyse beyaz, idrarm rengi çok koyudur.
oYineleyici hepatit: Bazen sarılık, ateş ve sindirim sistemi yakınmaları hastalığın iyileşme döneminde yeniden ortaya çıkar. Yineleme özel bir nedene bağlı olmayabilir, ama bazen günlük yaşam etkinliklerine erken dönme ya da beslenme bozuklukları gibi nedenleri vardır. Hastalık, iyileştikten aylar sonra da yineleyebilir.

İNCELEMELER

oHepatite işaret eden en belirgin laboratuvar bulgusu. kanda transaminazların artmasıdır; bu enzimlerin düzeyi genellikle normahin 10 katına çıkar. Ama klinik açıdan viral hepatitin ağırlığı ile transaminazların yüksekliği arasında doğru orantı olmadığı da unutulmamalıdır.
Hastalığın sanlık belirtisi veren biçimlerinde kanda bihirubin düzeyi sarılığın şiddetiyle orantılı olarak artmıştır. Kanda virthsün antijenlerinin ve bunlara karşı gelişen antikorlann, yani hepatit belirteçlerinin bulunmasıyla ilgili bilgiler ansiklopedinin "İncelemeler" cildinde verilmiştir.

KRONİK AKTİF HEPATİT

Kronik aktif hepatit genellikle birkaç ay süren bir hastalıktır. Hastalık sırasında koma ve bilinç açılması dönemleri birbirini izler. Bu dönemlerde görülen bozukluklar yukanda değinilenlerle aynı, yalnız biraz daha hafiftir. Kronik aktif hepatitin belirtileri, yapısal bozukluğa ilişkin bulgulan ve olası sonucu açısından da ayrı bir hastalık tablosudur.
Yapısal bozukluk olarak akut hepatitteki gibi karaciğerin bütün bölgelerinde doku ölümü görülmez. Doku ölümü yalnız bazı bölgelerde olur ve genellikle karaciğer sertleşmesine doğru ilerler.
Karaciğer dokusunun düğümcükler yaparak kendini yenilemesi çok yavaşIamış ya da durmuştur. Bu gelişme şiddetlenen sarılık ve karaciğer komasınm habercisidir; uzun ya da kısa dönemde (genellikle birkaç ay içinde) ölümle sonuçlanabilir. Yıkıma uğrayan hücrelerin yerini bağdokunun almasıyla karı dolaşımı engellenebilir. Bunun sonucunda o bölgede kan basıncı yükselir ve yemek borusu toplardamarlannda genişlemeler (varis), kannboşluğunda sıvı toplanması (asit) gibi bozukluklar ortaya çıkar. Sağlıldı hücrelerin yıkıma uğramasıyla karaciğer yetmezliği belirtileri de görülebilir.
Son bir olasılık da kronik aktif hepatitin kolaylaştırıcı etkenlerin de varlığı durumunda siroza dönüşmesidir.

KORUNMA

Günümüzde B tipi hepatit aşısı kullanıma girmiştir. Bu aşının özellikleri ansiklopedinin "Sağlıklı Yaşam" cildinde "Aşılar" başlığı altında anlatılacaktır.
A tipi hepatitli hastaların iş ve okul arkadaşı, aile bireyleri gibi yakınlarına kas yoluyla ve kilogram başına 0,02 ml olmak üzere gammaglobülin uygulanabilir. Bu doz bir ay sonra yinelenir. B tipi hepatitte, hepatitli anneden doğan çocuklara ya da hepatitin kan yoluyla yeni bulaştığı kişilere hemen hepatit B'ye yüksek düzeyde bağışıldık sağlayan gammaglobülin yapılır. Aynı zamanda hızlandırılmış hepatit B aşı şeması uygulanır.

YİNELEME VE BULAŞMA

Viral hepatit birkaç kez geçirilebilir mi? Evet, geçirilebilir. Ama bu yanıtla birlikte bazı açıklamaların yapılması gerekir. Her şeyden önce, hastalığın yineleme olasılığı vardır. Bu durumda hastalık yeni bir enfeksiyonun değil, önceki hastalığın tam iyileşmemesinin sonucudur. Hastalığın tam olarak iyileşmesinden sonraki üç yıl içinde yinelemesi kesinlikle olanaksızdır. Hastalığa yeniden yakalanma açısından hepatit A ile hepatit B arasında fark vardır. Hepatit Aya karşı bağışıklık geliştiğinden, bir insan bu hastalığa kolaylıkla yeniden yakalanmaz. Oysa hepatit B'ye karşı bağışıklık belirli bir soya (suş) karşı olabileceğinden, başka bir soyla bulaşma az da olsa görülür. Hastalığın hepatitli hastayla ilişkisi olanlara bulaşma tehlikesi özellikle hepatit A için söz konusudur. Doğrudan ilişki tehlikeli olmasa da dışkıyla kirlenmiş çarşaf ve giysilere dokunulması, tuvaletin ortak kullanılması bulaşmayı kolaylaştınr. Virüsün dışkı yoluyla çevreye yayılabildiği ve dirençli olduğu daha önce belirtilmişti. Bu nedenle koruyucu sağlık ve temizlik kurallarına uymak çok önemlidir.

TEDAVİ


Bütün öbür virüs hastalıklan gibi akut viral hepatitin de etkene yönelik tedavisi yoktur. Bir başka deyişle tedavi bu hastalığa özgü değildir. Bu nedenle hastalığın genellikle iyi huylu biçimlerinin görülmesi büyük bir şanstır. Tedavinin temel direğini kesin dinlenme oluşturur. Karaciğeri ilaçlarla destekleme olanağı sınırlıdır; bu yüzden hiç değilse onu yormamak ve dokuların onanmı için dinlendirmek yerinde bir önlemdir. Beden hareketleri kaslann kasılmasını gerektirir. Kasılmayla açığa çıkan maddeler ise karaciğerde dönüştürülür. Karaciğerin zayıf düştüğü dönemde yapılacak beden hareketlerinin karaciğeri yorması bu nedenden kaynaklanır. Hastaya sigara ve alkol yasaklanır. Günde yaklaşık 2.000 kalorilik bir diyet uygulanır. Hasta özellikle yağlı yiyeceklere karşı tiksinti duyar. Bu nedenle hastaya, böyle bir tepkiye yol açmayacak yiyecekler verilir. Başka bir özel diyet önerilmemektedir. Hasta genellikle yavaş iyileşir. Yeniden çalışmaya başlaması konusunda acele edilmemelidir.

PARAMEDİKAL
Haber Kaynakları
Son Dakika Haber
Eğlence
Otomobil
Borsa,Döviz,Para
Kamu Linkleri
Şiir  Edebiyat Din
Hukuk,İnsan Hakları
Tabip Odaları

İLKYARDIM

BESLENME




Dengeli beslenme ve çeşitli hastalıklarda uygun diyetler


KADIN SAĞLIĞI




Kadın sağlığı, kadın hastalıkları...

© 2002 Tusdata 
Bu site Tusdata ve Nobel Tıp Kitabevleri'nin ortak ürünüdür.Telif hakları saklıdır. Site içerisindeki her türlü bilgi ve resimin izinsiz kopyalanması,yayınlanması yasaktır.