Online olarak deneme sınavı almak istiyorsanız tıklayınız Tusdata Tus Hazırlık Merkezleri ile ilgili bilgi almak için tıklayınız Tusdata Serileri Kitaplarını tanıtıcı sayfalara ulaşmak için tıklayınızKlinisyen Serileri Kitaplarını tanıtıcı sayfalara ulaşmak için tıklayınız
              |Ana Sayfa| |Eğitim Kaynakları| |TUS Rehberi| |Taban Puanlar| |TUS Puanı Hesapla| |Medikal Rehber| |Deneme Sınavları| |Tus Soruları|
  

 

TUS NİSAN 2004

Sorular, cevaplar, istatistikler

ORİJİNAL İNGİLİZCE TUS SORULARI

TUS EYLÜL 2003

Sorular, cevaplar, istatistikler


TUS NİSAN 2003

Sorular, cevaplar, istatistikler


TUS EYLÜL 2002
Sorular, cevaplar, istatistikler

TUS NİSAN 2002
Sorular, cevaplar, istatistikler

TUS EYLÜL 2001
Sorular, cevaplar, istatistikler

TIPTA UZMANLIK SINAVINDAKİ SORU TİPLERİ 1

TIPTA UZMANLIK SINAVI' nda yaklaşık 15 farklı tarzda soru sorulmaktadır. Bu yazı bu soru çeşitlerini incelemekte; çalışırken ve sınav esnasında nelere dikkat edileceği konusunda ipuçları sunmaktadır.

1. BASİT BİLGİ SORULARI
Bu sorular, herhangi bir özellik arzetmezler, sadece yalın bilgiyi ölçerler.
Örnekler:

Soru: Aşağıdaki enzimlerden hangisi H.pylorinin tanımlanmasında kullanılır? (Eylül-2000)

a. Hyalüronidaz
b. DNA az
c. Lesitinaz
d. Kinaz
e. Üreaz

HELİCOBACTER PYLORİ

  • Spiral şekilli, gram (-) bakteridir, mikroaerofiliktir. Oksidaz, katalaz ve Ureaz (+)’tir.

  • H.pylori taşıyan insanların büyük bir bölümü asemptomatiktir.

  • Duodenal ülserlilerin %90’ı, gastrik ülserlilerin %70’inde (+)’tir.

  • Gastrik antrum ve duodenumda gastrik metaplazili olanlarda daha çok bulunur.

  • Mukus tabakanın altında, epitelyal yüzeye yakın lokalizasyondadır.

  • Polar flajelleri vardır.

  • Epitel yüzeyine yerleşir. İnvazyon göstermez.

  • Müsinaz ile mukus tabakasını penetre eder.

  • Pilileri tutunmaya yardımcı olur.

  • Üreaz ile yakınındaki mide asidini nötralize eder.
    P Warthin-starry gümüşleme yöntemi ile boyanır.
    P Gastrit, gastrik ve duodenal ülser ile mide kanseri ile ilişkilidir.

  • Midede PMNL ile giden gastrite neden olur.

  • Fukoz taşıyan reseptörlere bağlanır.
    P MALT lenfomada önemli risk faktörüdür.

  • Epigastrik ağrı, zaman zaman bulantı, kusma, anoreksi ve gaz şikayetlerine sebep olabilir.

Tanı:

  • Üreaz aktivitesine dayanan nefes testi kullanılabilir.

  • Antikor tespiti yapılabilir.

H.pylori enfeksiyonunun muhtemel etki mekanizması:

  • Açlık ve yemekle stimule gastrin salınımında artıx

  • Antrumda somatostatin (D hücreleri) de azalış

  • Pepsinojen I sekresyonunda artış

  • Koruyucu mukus tabakasında değişme

  • Sitotoksin salınımı

  • Üreaz açığa çıkartır

  • Doku hasarını toksin üreterek yapar

    * Vac A (vacuolating toksin)
    * Cag A (cytotoxin-associated protein)
     

  • Kronik gastritde H.pylori, atrofi ve intestinal metaplazi riskini arttırır.

  • Gastrik B cell lenfomalıların (MALT lenfoma) %90’ında H.pylori bulunur.

  • Tedavide omeprazol, metranidazol, bizmut subsalisilat, klaritromisin ve amoksisilin kullanılır. İkili yada üçlü kombinasyonlar şeklinde tedavi edilir.

(Cevap E)

Soru: Protrombinin karaciğerde sentezi için gerekli olan vitamin aşağıdakilerden hangisidir?
(Eylül-94)

a. Vitamin A
b. Vitamin C
c. Vitamin K
d. Vitamin B6
e. Vitamin B12

K vitamini, pıhtılaşma faktörlerinden, Faktör II, VII, IX, X, protein C ve protein S’nin posttranslational karboksilasyonunda görev alır. Protrombin faktör II’dir. K vitamini eksikliğinde karaciğerde yapımı azalır. (Cevap C)

Soru: Milier tüberküloz hangi yolla yayılır? (Eylül-89)

a. Pulmoner arter
b. Bronşial arter
c. Pulmoner ven
d. Lenfatik yayılım
e. Direkt yayılım

Tüberküloz basilinin bir kısmı lenfatiklerle duktus torasicus, oradan venöz dolaşım ve akciğere gelir. Buradan akciğer kapillerlerini geçerek sol kalbe ulaşır ve tüm vücuda yayılıp milier tüberküloza yol açar. (Cevap C)

2. OLUMSUZLUK SORULARI
Bu sorularda kritik kelime soru cümlesinin sonundadır. Aşağıdaki sorulardaki son kelimelerdeki olumsuzluk takılarına dikkat edin.
Nisan-2003 TUS'unda olumsuzluk kelimesiyle biten soru sayısının tam 46 olduğunu biliyor musunuz?

Soru: Konjenital toksoplazmozis’de aşağıdaki semptomlardan hangisi bulunmaz? (Eylül-89)
a. Veziküler deri döküntüsü
b. İntrakranial kalsifikasyon
c. Hepatomegali
d. Lenfadenopati
e. Koryoretinit

Konjenital toksoplazmozda parazit plasenta yoluyla bebeğe geçer. Erken dönemdeki geçişlerde düşük gözlenir. Gebeliğin son dönemindeki geçişte ise doğumda çok ağır ve şiddetli seyreden tablo ortaya çıkar. Kronik korioretinit, sarılık, hepatosplenomegali, makülopapüler döküntü, trombositopenik purpura, intrakranial kalsifikasyon, opistotonus, konvülziyon, hidrosefali yada mikrosefali ve lenfadenopati görülür. Döküntü veziküler değildir. (Cevap A)

Soru: Aşağıdakilerden hangisi diyabetik otonomik nöropatiye bağlı bir komplikasyon değildir? (Nisan 2000)

a. Gastroenteropati
bPostural hipotansiyon
c. Empotans
d. Radikülopati
e. Atonik mesane

Diabet hastalarında uzun dönemde sıklıkla otonom nöropati ve buna bağlı semptomlar vardır. otonom nöropati, primer olarak polinöropatili diyabetiklerde oluşur ve postural hipotansiyon, terlemede bozukluk, erkeklerde empotans ve retrograd ejekülasyon, mesane işlevinde bozulma, mide boşalmasının gecikmesi, özefagus disfonksiyonu, konstipasyon veya diyare yada nokturnal diyareye neden olabilir. Valsalva manevrasına veya ayağa kalkmaya yanıt olarak kalp hızındaki değişiklikler ve derin nefes alma sırasında kalp hızı değişiklikleri diyabetiklerde otonom nöropatinin klasik belirtileridir. (Cevap D)


Soru: Primer amenoreli bir genç kızda hormonal tedavi ile vajinal kanama gelişiyorsa hangisi düşünülmez? (Nisan 2002)
a. Turner sendromu
b. XY gonodal disgenezis
c. Konjenital adrenal hiperplazi
d. Adrojen insensitivite sendromu
e. Hipotalomo-hipofizier yetmezlik

Androjen insensitivitesi (testiküler feminizasyon sendromu) primer amenorenin 3. sıklıkta gözlenen sebebidir. Etkilenmiş hastalarda testosteron reseptörlerinde defekt olup karyotip 46, XY'dir ve X'e bağlı dominant veya resesif geçiş bu defektin nedeni olabilir. Hastalarda müllerian kanal inhibe edici faktör üretimi olması ve normal fonksiyon gösteren testislerin bulunmasına karşın dişide iç genital organların hiçbirisi yoktur. Etkilenmiş bireylerde kör vajinal cep, iyi gelişmiş meme dokusu, az miktarda aksiller ve pubik kıllanma ve normal dış kadın genitalyası bulunur. Androjen insensitivitesi sonucunda belkide hipotalamo-hipofizer aksın feedback inhibisyonunun yokluğu nedeniyle LH konsantrasyonları artmıştır. Artmış LH ve androjen düzeyleri nedeniyle etkilenmiş hastalardaki östradiol düzeyleri de normal erkeklerinkinden daha fazladır. (Cevap D)

3. KARŞILAŞTIRMALI TABLO SORULARI
Her sınavda en az 20-25 soru karşılaştırmalı tablolardan sorulmaktadır. Bu sebeple bolca tablo incelemek önemlidir. Aşağıdak; sadece tablorda bulanan karşılaştırmalar ve ilgili TUS soruları örneklerini inceleyebilirsiniz:

Soru:  Plazmodyum türlerinin eritrositlerde yol açtığı aşağıdaki belirtilerden hangisi Plazmodium malaria ile ilişkilidir? (Nisan 2000)

a. Eritrositlerde büyüme
b. Eritrositlerde schüffner tanecikleri
c. Eritrositlerde muza benzer gamefosit
d. Eritrositlerde çift kromatinli trofozoidlerin oluşumu
e.Eritrositlerde rozete benzetilen 8 merozoitli olgun şizont oluşumu

Malaryada eritrositlerde Schüffner tanecikleri P. vivaxta, muza benzer gametosit oluşumu P. falciparumda görülür. Rozet şizontları ise P. malariaya özgüdür.
(Cevap E)


PLAZMODYUM TÜRLERİNİN ÖZELLİKLERİ :
P.vivax P.ovale P.falciparum P.malaria
Sıtma Türü Selim tersiyer sıtma Selim tersiyer sıtma Habis tersiyer sıtma Kuartan sıtma
Enfekte eritrositlerin yaşı Genç eritrositler Genç eritrositler Tüm yaştaki eritrositler Yaşlı eritrositler
Enfekte eritrositin büyüklüğü Normalden büyük Normalden büyük Normal Normal
Eritrositte pigment Schüffner granülleri Schüffner granülleri Maurer lekeleri Zieman granülleri
Kanda parazit sayısı 30.000 10.000 200.000 10.000
Olgun trofozit şekil Halka şeklinde Halka şeklinde Halka şeklinde, bir eritrositte birden fazla sayıda olabilir Band şeklinde
Gametositler Yuvarlak Yuvarlak Muz şeklinde Yuvarlak
Kanda bulunan şekiller Tüm şekiller Tüm şekiller Halka şekilleri ve gametositler Tüm şekiller
Önemli özellikleri En sık görülen ve en selim şekil Hipnozoit şekli olmadığı için relaps görülmez, Karasu hummasına (hemoglobinüri) ve serebral sıtmaya neden olabilir Hipnozoit şekli olmadığı için relaps görülmez. Böbrek tutulumu görülebilir.



Soru: Arteryel vazodilatör bir ilaç aşağıdaki değişikliklerden hangisini oluşturur? (Nisan 2002)
a. Kalp atım hızında azalma
b. Plazma renin aktivitesinde artma
c. Kardiyak output’ta azalma
d. Plazma volümünde azalma
e. Renal kan akımında azalma

Hidralazin damar endotelinden nitrik oksid (NO) salıverilmesine, damar düz kas hücrelerinde hiperpolarizasyona ve hücre içi depolardan kalsiyum salıverilmesinde azalmaya neden olur. Arteriyollerde gevşemeye neden olurken venülleri etkilemez dolayısıyla ortostatik hipotansiyon görülmez. Antihipertansif ilaçların (özellikle de sempatolitiklerin) aksine böbrek kan akımını artırır. Gebelik sırasında gelişen pre-eklampsi ve eklampsi olgularının acil tedavisinde kullanılır.
Hidralazin’in yan etkileri:
Refleks taşikardi ve renin salgısında artışa neden olduğundan bir diüretik veya beta-blokörle beraber kullanılır.
SLE benzeri nefrit tablosu yapması en önemli yan etkisidir.
Periferik nöropatiye neden olur. Piridoksin ile tedavi edilebilir. (Cevap B)

Soru:Daha sıklıkla servikal, supraklavikular ve mediastinal lenf düğümlerini tutan genelllikle adölesan ve genç erişkinlerde ortaya çıkan kadınlarda erkeklere göre daha sık rastlanan ve prognozu iyi olan Hodgkin hastalığı alt tipi aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül-2001)

a. Lenfosit üstünlüğü
b. Nodüler skleroz
c. Mikst hücreli tip
d. Lenfosit kaybı, diffüz fibrozis
e. Lenfosit kaybı, retiküler varyant


Nodüler sklerozan Hodgkin Hastalığının, en sık görülen formudur. Reed Stenberg hücrelerinin özel bir varyantı olan laküner hücreler görülür ve dokuda geniş kollajen bantlar vardır. Kadında sık görülür. Alt servikal, supraklaviküler ve mediastinal lenf nodlarını tutar. Hastaların çoğu genç erişkindir. Evre I ve Evre II’de yakalandığında prognoz çok iyidir.
(Cevap B)


Tablo: BETA-RESEPTÖR BLOKÖRLERİNİN FARMAKOLOİK PROFİLLERİ1
İlaç Selektivite İSE Oral biyoyararlanım3 Membran stabilizas yonu Beta blokaj gücü Eliminasyon yarılanma ömrü (sa)
Propranolol b1+b2 0 25-30* ++ 1 2-5 (K)
Oksprenolol b1+b2 + 20-75* + 0.5-1 1-2 (K)
Pindolol b1+b2 ++ 75-100 ± 6 2-5 (B+K)
Sotalol b1+b2 0 90-100 0 0.3 7-16 (B)
Nadolol b1+b2 0 20-50 0 1 14-24 (B)
Timolol b1+b2 0 40-75 0 6 2-5 (K)
Metoprolol b1 0 40-75* ± 1 3 (K)
Atenolol b1 0 50-60 0 1 6-9 (B)
Asebutolol b1 + 20-60* + 0.3 2-7 (K)
Esmolol b1 0 - 0 - 0.13
Betaksolol b1 0 80-90 0 6 10-25 (K)
Bisoprolol b1 0 90 0 12 8-12 (B+K)
Seliprolol b1 + 30-74 0 0.6 4-12 (B)
Tertatolol b1+b2 0 60* 0 24 3 (K)
Karteolol b1+b2 + 85 0 10 6 (B)
Labetolol b1+b2+a 0 24-40* ± 0.5 3-4



Soru: Aşağıdaki NSAİİ’lardan hangisinin plazma eliminasyon yarı ömrü en uzundur? (Eylül 2002)

a. Tolmetin
b. Diklofenak
c. İbuprofen
d. Ketoprofen
e. Oksaprozin

(Cevap E) (Tabloya bakınız)

ÖNEMLİ NSAID İLAÇLARI ÖZELLİKLERİ :
İlaç Yarı ömür İdrarla değişmeden atılan miktar Tavsiye edilen antiinflamatuar doz
Aspirin 0,25 <2 % 1200-1500 mg tid
Salicylate1 2-19 2-30 %
Apazone 15 62 % 600 mg bid
Celecoxib 11 27%3 100-2000 mg bid
Diclofenac 1,1 < 1% 50-75 mg qid
Diflunisal 13 3-9% 200-300 mg qid
Etodolac 6,5 <1% 600 mg qid
Fenoprofen 2,5 30% 300 mg tid
Flurbiprofen 3,8 <1% 600 mg qid
İbuprofen 2 <1% 50-70 mg tid
İndomethacin 4-5 16% 70 mg tid
Ketoprofen 1,8 <1% 10 mg pid4
Ketorolac 4-10 58% 100 mg qid
Meclofenamate 3 2-4% 7,5-15 mg qid
Meloxicam 26 Data bulunamadı 1000-2000 mg qd6
Nabumetone5 14 1% 375 mg bid
Naproxen 58 <1% 1200-1800 mg qid6
Oxaprozin 57 1-4% 20 mg qd6
Piroxicam 17 72%3 12,5-50 mg qid
Rofecoxib 8 7% 200 mg bid
Sulindac 1 7% 400 mg qid



4. ŞEKİL SORULARI

Anatomide, kardiyolojide (EKG Soruları) ve Halk Sağlığında şekil ve grafik soruları yer almaktadır. Bu şekilleri dikkatle incelemek ve ayrıntının nerede olduğunu anlamak gerekir.


İşte örnekler:

Soru: Erkeğin genital organlarını gösteren yukarıdaki şekilde X ile belirtilen oluşum aşağıdakilerden hangisidir?
a. Epididimis
b. Üreter
c. Ductus ejaculatorius
d. Ductus excretorius
e. Ductus deferens

(Cevap E) Bkz. Şekil

Soru:  Bir bölgede meydana gelen bir salgında etken henüz belirlenememiş, sadece yukarıdaki grafikte verilen salgın eğrisi elde edilmişse bu, aşağıdakilerden hangisine uyan türde bir salgındır? (Nisan-93)

a. Solunum yolu ile meydana gelen epidemi
b. Vektörle meydana gelen epidemi
c. Direkt temas epidemisi
d. Çok kaynaklı epidemi
e. Tek kaynaklı epidemi

Tek kaynaklı epidemiler; çok sayıda hassas ve duyarlı bireylerin bulunduğu bir toplumda patojen etken kaynağı ile aynı anda karşılaşmaları sonucu ve vaka sayısında patlama şeklinde artış ile görülür. Gerekli önlem alınınca vaka sayısı süratle düşer. Ancak azalma başlangıca göre daha yavaş olmaktadır. Çok kaynaklı salgınlar; sağlam ve hassas kişilerin, hasta veya taşıyıcılarla tek tek karşılaşması sonucu oluşur. Vaka sayısı daha yavaş yükselir ve daha yavaş düşer. Buna örnek olarak cinsel yolla bulaşan hastalıklar gösterilebilir.
(Cevap B)



Soru: Yukarıdaki EKG’de görülen durum aşağıda-kilerden hangisidir? (Eylül-97)

a. Atrial fibrilasyon
b. Atrial flatter
c. Ventriküler ekstrasistol
d. İdioventriküler ritm
e. Paroksismal supraventriküler taşikardi

Ventriküler ekstrasistoller EKG’de, başında P dalgasının öncülük etmediği geniş (genelde >0,14 sn) ve tuhaf QRS kompleksleriyle tanınır. Yukarıdaki trasede bir ventriküler ekstrasistol izlenmektedir. (Cevap C)

5. YAŞA ve ZAMANA ÖZGÜ SORULAR
Bazı hastalıklar yaşamın belli dönemlerinde görülür. Bazı etki, yan etki ve komplikasyonlar da belli dönemlerde görülür.
Bu zaman dilimlerinin iyi bilinmesi gerikir. İşte örnekler:

Soru: Yenidoğan'da ilk 24 saatte hemolitik anemi yapmayan aşağıdakilerden hangisidir?
(Nisan-92)

a. Glikoz 6 fosfat dehidrogenaz eksikliği
b. Homozigot beta talasemi
c. Pirüvat kinaz eksikliği
d. Sferositoz
e. Eritroblastozis fetalis

Yenidoğanda hemolitik anemi sebepleri şunlardır:
1. İzoimmün hemolitik anemi (ABO, Rh, subgrup uyuşmazlığı)
2. Otoimmün hemolitik anemi
3. Sepsis
4. Konjenital TORCH enfeksiyonları
5. Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz eksikliği
6. Piruvat kinaz eksikliği
7. Alfa talasemi
8. Herediter sferositoz
9. Herediter eliptositoz
10. Vitamin E eksikliği

Vitamin E eksikliği genellikle yenidoğanın son dönemlerinde ortaya çıkar. Diğer tüm sebepler ilk 24 saatte hemolitik anemiye sebep olabilirler. Homozigot beta talasemide infant doğumda normal iken semptomlar genellikle hayatın 1. yılından sonra ortaya çıkar. (Cevap B)

Soru: Üç haftalık bebekte bulantı, kusma ve hipokloremik alkaloz gelişiyor. Tanıda aşağıdakilerden hangisini düşünürsünüz?
(Nisan-93)

a. İmperfore anüs
b. Trakeoösefageal fistül
c. Ösefagus atrezisi
d. Konjenital pilor stenozu
e. Morgagni hernisi

Konjenital pilor stenozu, genellikle hayatın 2-4. haftalarında projektil tarzda kusma ile semptom vermeye başlar. Bazen kanlı olabilir. Çocuk çok aç ve emmeye istekli olmasına rağmen aşırı kusma ve kabızlık vardır. Büyüme geriliği ortaya çıkar. Kilo kaybı vardır.
Aşırı kusma nedeniyle dehidratasyon ve hipoklo-remik alkaloz gelişir. Abdominal muayenede palpasyon ile sağ üst kadranda zeytin büyüküğünde (Olive) kitle ele gelir.
Ayakta direkt batın grafisinde gastrik retansiyon ve pilor bölgesinde “string sign” gözlenir.
(Cevap D)

Soru: Hangisi yanığın geç bir komplikasyonudur? (Eylül 99)

a. Marjolin ülseri
b. Akut tubuler nekroz
c. Hipovolemi
d. Tromboflebit
e. Dehidratasyon

Yanıkta komplikasyonlar:
- Hipovolemi
- Akut tübüler nekroz
- Dehidratasyon
- Tromboflebit
- Hipokalsemi
- Hiponatremi
- Hipokloremi
- Hipokloremik alkaloz
- Myoglobinüri
- Hemoglobinüri
- Marjolin ülseri (yanığın geç bir komplikasyonu olarak ilgili bölgede kanser gelişmesidir) (Cevap A)

Soru: Üst batın ameliyatında 24 saat sonra ateş yükseliyorsa hangi tetkik istenir? (Eylül-91)

a. Kan biyokimyası
b. Akciğer grafisi
c. Direkt batın
d. USG
e. EKG
Erken postoperatif (ilk 48 saat) dönemde en sık görülen ateş sebebi %90 oranında atelektazidir. Hastadan akciğer grafisi istenmelidir. (Cevap B)

Soru: Meckel divertikülünün erişkinlerde en sık görülen komplikasyonu aşağıdakilerden hangisidir?(Nisan-2003)

a. İntestinal obstrüksiyon
b. Kanama
c. Divertikülit
d. Malignite gelişmesi
e. Perforasyon


MECKEL DİVERTİKÜLÜ
Gastrointestinal sistemde en sık karşılaşılan gerçek divertiküldür. Yaşam boyu komplike olma olasılığı %4’tür.
Komplikasyonları:
1- İntestinal obstruksiyon: En sık görülen komplikasyonudur. Divertikülün ucundan umblikusa uzanan bandın etrafından barsakların dolaşmasına bağlı ya da invajinasyona bağlı gelişir.
2- Kanama: Çocuklarda en sık, Erişkinlerde ikinci sık görülen komplikasyonudur. Heterotropik gastrik mukoza bulunan hastalarda gözlenir.
3-Akut divertikülit: Üçüncü sık görülen komplikasyo nudur. Klinik olarak apendisitten ayrılamaz.
4- Perforasyon: Ektopik gastrik mukozadan salgılanan asit ve pepsine bağlı peptik ülser nedeniyle gelişir.
5- Herni kesesi içinde divertikül bulunabilir (Littre hernisi)
(Cevap A)


NOT: Bu soru çocukluk çağı için sorulmuş olsaydı cevap kanama olacaktı.

Tusdata Tus Hazırlık Merkezleri Cerrahi Ders Notları Sf: 344
Tusdata Serileri Genel Cerrahi Soruları Kitabı 7. Baskı sf: 119
Tusdata Hızlı Tekrar Serisi, Özet Tıp Bilimleri, 2. Baskı, c:3, sf:242
Tusdata Tüm Tus Soruları, 12. Baskı, c:3, sf:1361
Tusdata Hızlı Tekrar Serisi, Enler ve İlkler, sf: 332,201


6. "EN" Lİ SORULAR
Her sınavda ortalama 30 civarında "EN"li soru çıkar. Bu sorularda tam olarak ne sorulduğunu anlamak çok önemlidir. Örneklere dikkat ediniz.

Soru: Akut testis torsiyonu ile akut epidedimoorşitin ayırıcı tanısında en yararlı tanı yöntemi hangisidir? (Nisan-2003)

a. Doppler USG
b. Tomografi
c. MR
d. Anjiografi
e. Sintigrafi

Böyle bir vakada
- İlk yapılması gerken -kolaysa- Doppler USG'dir.
- En kesin ayırıcı tanı metodu Sintigrafidir.

FAKAT BURADA EN YARARLI TANI YÖNTEMİ SORULUYOR.
Bu durumda en kesini ya da ilki değil en yararlıyı düşünmek gerekir ve böyle bir hasta için en önemli şey Akut testis torsiyonu varlığının ispatı ya da ekarte edil mesidir ve acil şartlarda ameliyata karar verebilmek için en yararlı tanı yöntemi Doppler USG'dir.

Tusdata Soru Kitapları Serisi Küçük Stajlar Soruları 5. Baskı sf:304
Tusdata Konu Kitapları Serisi Küçük Stajlar Konu Kitabı, 2. Baskı sf:541
Tusdata Hızlı Tekrar Serisi, Özet Tıp Bilimleri, 2. Baskı, c:3, sf:331


Soru: İki yaşın altında en sık görülen primer beyin tümörü hangisidir? (Nisan-98)

a. Medulloblastom
b.
Ependimom
c. Astrositom
d.
Oligodendrogliom
e. Menengiom

Astrositom en sık görülen erişkinde ve çocukta SSS tümörüdür. Orta yaşta sıktır. Malign davranış göstereni glioblastoma multiformedir. Oligodendrogliom, gliomların %5-15'ini oluşturur. Medulloblastomlar çocukluk çağı beyin tümörlerinin %25'dir. Daha çok serebellumda görülür. Medulloblastomlar serebellumda yerleşir ve oluştururlar. Bu yaş grubunda görülen primer beyin tümörlerinin hayatın ilk on yılının en sık tümörlerinin hayatın ilk on yılının en sık tümörlerini oluştururlar. (Cevap C)

Soru: Leiomyom ile leiomyosarkom ayrımında en önemli kriter hangisidir? (Eylül-2000)

a. Mitoz sayısı
b.
Nekroz
c. Hipersellularite
d.
Hiperkromazi
e. Yaygınlık

Leiomyom: kadınlardaki en sık benign tümörüdür. Östrojen bağımlıdır. Menopozdan sonra gerilerler. Büyük leiomyomlarda nekroz, kistik dejenerasyon, fibrozis odakları kalsifikasyon, kanamayla birlikte iskemik nekroz görülebilir.
Leiomyosarkomlarda sellüler atipi içeren yada içermeyen çok sayıda mitoz veya sellüler atipi içeren az sayıda mitoz tanısal kriterleri oluşturmaktadır.

Soru: Endometrium kanseri tanısında güvenilir yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
(Eylül-87)

a. Probe küretaj
b. Papanicolau yayması
c. Fizik muayene
d. Aspirasyon biyopsisi
e. Laparoskopi

Endometrium kanseri %75 postmenopozal dönemde görülür. Prognozu en iyi major jinekolojik karsinomalardandır. Etiyolojisinde en çok, karşılan-mamış Östrojen artışı sorumlu tutulmuştur.
En sık adenokarsinoma görülür. Prognozu en kötü olan tipi adenosquamoz tipidir. Kliniğinde ilk ve en sık bulgu anormal vajinal kanamadır. Tanıda rutin papsmear %40 yanlış sonuç verir, ama taramada kullanılabilir. Şüpheli vakalarda ise en güvenilir yöntem probe küretaj’dır.
(Cevap A)

Soru: Multiple skleroz’da tutulumu en az olan han-gisidir? (Nisan-95)

a. Serebellar sistem
b. Kortikospinal traktus
c. Optik sinir
d. Periferik sinir
e. Medulla spinalis

MS, yıllar boyunca alevlenmeler ve düzelmelerle seyreden çeşitli nörolojik fonksiyon bozukluklarıyla kendini gösteren bir hastalıktır. Tipik olarak o güne kadar sağlığı açısından bir sorunu olmayan bir kişide birden bire tek taraflı görme kaybı, gerçek vertigo, ataksi, parestezi, inkontinans, diplopi, dizartri veya paralizi ile şekillenen akut veya subakut gelişimli bir atak ortaya çıkar. Bu semptomlar beyin, beyin sapı ve medulla spinalisin beyaz cevherinde gelişen inflamatuar demyelinizan bir odağa bağlı olarak sinir impulslarının iletiminin engellenmesi sonucu olarak ortaya çıkar. Periferik sinir tutulumu ise çok nadirdir. (Cevap D)

7."PATOGNOMONİK", "KARAKTERİSTİK", "SPESİFİK" SORULARI
Bazı sorular tanısal ögeler içerir ve hastalıklara "spesifik", "karakteristik" ve patognomonik belirti ve bulgular sorulur.
Örnekleri inceleyiniz:

Soru: Reinke kristalleri hangi tümör için patognomoniktir? (Nisan-98)

a. Disgerminoma
b. Dermoid kist
c. Hilus hücreli tümör
d. Seröz kistadenoma
e. Granuloza hücreli tümör

Hilus hücreli tümörlerde reinke kristalleri görülür. Sex kord stromalı tümörlerdendir. Hilus hücreli tümörün diğer bir ismi Leydig hücreli tümördür. Overlerin en sık gözlenen virilizan tümerlerindendir. Ses kalınlaşması ve kliteromegali görülür. Testosteron ve Androstenedion yüksektir. En sık 15-45 yaş grubunda sıklıkla unilateral olarak gözlenir. Hiperandrojenizmle ayırıcı tanısında DHEA-S'a bakılır, DHEA-S normal ise sürrenal kaynaklı olmadığı anlaşılır. Tümör hücreleri lipid içerir.
(Cevap C)

Soru: Ülseratif kolit için aşağıdakilerden hangisi karakteristik bir bulgu değildir? (Nisan-88)

a. Toksik megakolon
b. Kript abseleri
c. Fistül ve perforasyonlar
d. Psödopolipler
e. Karsinom gelişimi

Ülseratif kolitte kript apseleri, psödopolipler, toksik megakolon ve karsinom gelişme riskinde artış vardır. Toksik megakolon fulminant ülseratif kolitte sık görülür.
Perforasyona meyli artırır. Bu durumda mortalite %50’ye ulaşır. Fistül ve perforasyon olabilir. Ancak karakteristik değildir. Bu iki bulgu Crohn’da sıktır.
(Cevap C)

Soru: ARA’da karakteristik bulgu hangisidir? (Nisan-2001)

a. Mitral valv kalsifikasyonu
b. Osler nodülü
c. Sol atrium endotelyal fibroelastozis
d. Korda endinea rüptürü
e. Verriköz endokardit

ARA'da kalp tutulumu;
* ARA, streptotokokal farenjitli olguların %3'ünde gelişebilir
* Streptokokların M proteinlerine karşı oluşan antikorların kalp, eklem ve diğer dokulardaki glikoproteinlerle çarpraz reaksiyon vermesiyle oluşur
* Tutulum, perikard, myokard, endokardun inflamasyonuyla, pankardit ile karakterizedir.
* Romatizmal endokardit tutulumu genellikle sol atrium arka duvarındaki Mc Callum bölgesi ve kapıların kapanma noktaları gibi hemodinamik stresin yoğun olduğu bölgelerde oluşur.
* Mac Callum bölgesindeki bu endotelyal fibrolestoziste Mac Callum plakları ismide verilir.
* Valvüllerin kapanma yerindeki küçük vejetasyonlar (verrüköz endokardit) romatoid artritte izlenmesine rağmen karakteristik bir özellik değildir ve periferik emboli kaynağı oluşturmazlar.
* ARA'da özellikle myokardın konnektif dokusunda Aschoff cisimcikleri denen multipl inflamasyon odakları oluşur.
* Aschoff cisimcikleri etrafında kronik inflamatuar reaksiyona has bazofilik sitoplazmalı Anitschkow hücreleri denen büyük histiositler dizilir.
* Aschoff cisimciklerinin ortalarında ise fibrinoid nekroz oluşur.
* Aschoff cisimcikleri konnektif dokunun her yerinde bulunabilir ama özellikle myokarda açılan küçük damarlarla yakın ilişkidedir.
* Myokardda diffüz interstisyel inflamatuar reaksiyonda izlenebilir.
* Perikart tutulumunda seröz veya sero-anjinöz perikardial efüzyon ortaya çıkar
* Akut değişiklikler sekel bırıkmadan iyileşebilir ancak progresyon gösterip aşırı skarlaşmaya ve kronik valvüler deformitelere neden olabilir.
* Mitral kapak en sık etkilenen kapaktır. %50 vakada etkilenen tek kapaktır. Hem yetmezlik hem de darlık yapabilir.
* Aort kapağı en sık mitral kapakla birlikte etkilenir.
* Triküspid kapak %5'de olsa mitral ve dört kapaklarıyla birlikte tutulabilir.
* En az pulmoner kapak tutulur.
(Cevap E)

Soru: Aşağıdakilerden hangisi ülseratif kolitin tipik özelliklerinden biridir? (Nisan 2002)

a. İltihabın bağırsak duvarının tüm tabakalarını tutması
b. Granülomatöz iltihap oluşması
c. Gastrointestinal kanalın her bölgesinde hastalığın görülebilmesi
d. Bağırsak lümeninin daralması
e. Yalancı poliplerin oluşması

Ülseratif kolitte rejenere olan mukozanın oluşturduğu izole adacıklar yüzeyel çıkıntılar yaparak psödopolipleri oluşturur. Alt kısımları kazınmış görünümde çıkıntılar oluştururlar. Kolon Crohn hastalığında nadirende incebarsak Crohn hastalığında oluşabilir. (Cevap E)

8. CİSİMCİK, TEST, BULGU gibi KEYWORD'LERİN GEÇTİĞİ SORULAR
En az 10 civarında soru bu şekilde sorulur. Bu soruları cevaplarken verilen cisimcik, test ya da bulgunun ayırıcı ve spesifik olup olmadığını bir kez daha düşünür. Mesela Hurtle hücreleri tiroidin medüller karsinomunda görülür ama spesifik değildir.
Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz:

Soru: Schiller Duval cisimcikleri içeren over tümö-rü hangisidir? (Eylül-97)

a. Endometiroid tümör
b. Brenner tümörü
c. Disgerminom
d. Stroma ovarii
e. Endodermal sinüs tümörü

Endodermal sinüs tümörü (yolk sac tümörü) malign germ hücreli tümörlerin %20’sini oluşturur. Hızlı büyüyen batın kitlesi ile karakterizedir. Öyleki hastaların yarısında semptomlar doktora başvurmadan birkaç ay veya daha kısa bir süre önce başlamıştır. Seyrek olarak 40 yaşın üzerindeki hastalar etkilenir. Schiller Duval cisimciği görülen tümörün prognozu kötüdür. a-fetoprotein tümör belirleyicisidir. (Cevap E)


Soru: Teleskobik idrar hangi hastalığa özgüdür? (Nisan-90)
a. Akut glomerülonefrit
b. Akut pyelonefrit
c. Poliarteritis nodosa
d. Multipl myelom
e. Lupus nefriti

SLE'de hematüri, lenfositüri, eritrosit silendirler ve epitel silindirleri teleskobik idrar denen durumu oluşuturur. Hidralazin ve prokainamid SLE benzeri tablo yapabilir. Östrojen SLE'yi olumsuz etkilerken androjenler koruyabilir. Lupus hücresi %70 (+) tir. Eklemi tutar ama deformite oluşturmaz. (Cevap E)

Soru: Karaciğer biyopsilerinde yağlanma, perivenüler fibrozis, nötrofil infiltrasyonu ve şişmiş hücreler içinde Mallory cisimlerinin görülmesi duru-munda aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir? (Eylül-2001)

a. Wilson hastalığı
b. Primer biliyer sirozun ilk evresi
c. Alkolik hepatit
d.Alfa1-antitripsin defektine bağlı karaciğer değişiklikleri
e. Akut viral hepatit

Kronik alkol bağımlılığı sonucu en sık yağlı karaciğer, daha az oranda alkolik hepatit ve siroz olmak üzere üç tablo oluşur. Alkolik hepatitte soruda bahsedilen bulguları oluşturur. Alkolik sirozda makronodüler siroz oluşur geri dönüşsüzdür. (Cevap C)

Soru: Beynin mikroskopik incelemesinde nörofibriler düğümler, senil plak amiloid anjiyopati granülovakuoler dejenerasyon ve Hirano cismi gibi bulgular saptanması durumunda öncelikle aşağıdaki hastalıkların hangisi düşünülmelidir? (Nisan 2002)

a. Pick hastalığı
b. Creutzfeldt-Jacob hastalığı
c. Alzheimer hastalığı
d. Huntington hastalığı
e. Multipl skleroz

Alzheimer hastalığı, yaşlılardaki demansın en sık nedenidir. Alzheimer 50 yaştan sonra başlar. %10 olguda demansın ailevi bir hikayesi vardır. Down sendromlularda daha sık gelişir. Ailesel olgular 14. kromozomdaki mutasyona bağlıdır. Amiloid anjiopati, apoprotein E'nin özellikle E 4 alleli sık görülür. Mikroskopik olarak nörofibriler yumaklar, senil plaklar izlenir. Ölüm araya giren bronkopnomoni ve diğer enfeksiyonlar nedeniyle oluşur. (Cevap C)

Robbins PBOD Türkçe 6. Edisyon sf. 739

Devamı için Tıklayın>>>

 

  HIZLI MEDLİNE



 

 

  

 
Click here

|Ana Sayfam Yap||Favorilere Ekle||Mail Gönder||Şubelerimiz||İlkyardım Rehberi||İlaç Rehberi||Download||Sağlık Mevzuatı||Medikal Linkler||Akademik|

|Bilimsel Dergiler||Eğitim Kaynakları||Medline||Kongreler||PPT Sunumlar||Index Medicus'a giren dergiler||SCI-E'ye giren dergiler||Kurumlar, Dernekler||Özlük|

Medicallist.Net