|
TIPTA UZMANLIK SINAVINDAKİ SORU TİPLERİ 1
TIPTA UZMANLIK SINAVI' nda
yaklaşık 15 farklı tarzda soru sorulmaktadır. Bu yazı bu soru
çeşitlerini incelemekte; çalışırken ve sınav esnasında nelere dikkat
edileceği konusunda ipuçları sunmaktadır.
1. BASİT BİLGİ SORULARI
Bu sorular, herhangi bir özellik arzetmezler, sadece yalın bilgiyi
ölçerler.
Örnekler:
Soru: Aşağıdaki enzimlerden
hangisi H.pylorinin tanımlanmasında kullanılır? (Eylül-2000)
a. Hyalüronidaz
b. DNA az
c. Lesitinaz
d. Kinaz
e. Üreaz
HELİCOBACTER PYLORİ
-
Spiral şekilli, gram (-)
bakteridir, mikroaerofiliktir. Oksidaz, katalaz ve Ureaz (+)’tir.
-
H.pylori taşıyan
insanların büyük bir bölümü asemptomatiktir.
-
Duodenal ülserlilerin
%90’ı, gastrik ülserlilerin %70’inde (+)’tir.
-
Gastrik antrum ve
duodenumda gastrik metaplazili olanlarda daha çok bulunur.
-
Mukus tabakanın altında,
epitelyal yüzeye yakın lokalizasyondadır.
-
Polar flajelleri vardır.
-
Epitel yüzeyine
yerleşir. İnvazyon göstermez.
-
Müsinaz ile mukus
tabakasını penetre eder.
-
Pilileri tutunmaya
yardımcı olur.
-
Üreaz ile yakınındaki
mide asidini nötralize eder.
P Warthin-starry gümüşleme yöntemi ile boyanır.
P Gastrit, gastrik ve duodenal ülser ile mide kanseri ile
ilişkilidir.
-
Midede PMNL ile giden
gastrite neden olur.
-
Fukoz taşıyan
reseptörlere bağlanır.
P MALT lenfomada önemli risk faktörüdür.
-
Epigastrik ağrı, zaman
zaman bulantı, kusma, anoreksi ve gaz şikayetlerine sebep
olabilir.
Tanı:
H.pylori enfeksiyonunun
muhtemel etki mekanizması:
-
Açlık ve yemekle stimule gastrin salınımında artıx
-
Antrumda somatostatin (D hücreleri) de azalış
-
Pepsinojen I sekresyonunda artış
-
Koruyucu mukus tabakasında değişme
-
Sitotoksin salınımı
-
Üreaz açığa çıkartır
-
Doku hasarını toksin
üreterek yapar
* Vac A (vacuolating toksin)
* Cag A (cytotoxin-associated protein)
-
Kronik gastritde H.pylori,
atrofi ve intestinal metaplazi riskini arttırır.
-
Gastrik B cell
lenfomalıların (MALT lenfoma) %90’ında H.pylori bulunur.
-
Tedavide omeprazol,
metranidazol, bizmut subsalisilat, klaritromisin ve amoksisilin
kullanılır. İkili yada üçlü kombinasyonlar şeklinde tedavi edilir.
(Cevap E)
Soru: Protrombinin karaciğerde
sentezi için gerekli olan vitamin aşağıdakilerden hangisidir?
(Eylül-94)
a. Vitamin A
b. Vitamin C
c. Vitamin K
d. Vitamin B6
e. Vitamin B12
K vitamini, pıhtılaşma faktörlerinden, Faktör II, VII, IX, X,
protein C ve protein S’nin posttranslational karboksilasyonunda
görev alır. Protrombin faktör II’dir. K vitamini eksikliğinde
karaciğerde yapımı azalır. (Cevap C)
Soru: Milier tüberküloz hangi
yolla yayılır? (Eylül-89)
a. Pulmoner arter
b. Bronşial arter
c. Pulmoner ven
d. Lenfatik yayılım
e. Direkt yayılım
Tüberküloz basilinin bir kısmı lenfatiklerle duktus torasicus,
oradan venöz dolaşım ve akciğere gelir. Buradan akciğer
kapillerlerini geçerek sol kalbe ulaşır ve tüm vücuda yayılıp milier
tüberküloza yol açar. (Cevap C)
2. OLUMSUZLUK SORULARI
Bu sorularda kritik kelime soru cümlesinin sonundadır. Aşağıdaki
sorulardaki son kelimelerdeki olumsuzluk takılarına dikkat edin.
Nisan-2003 TUS'unda olumsuzluk kelimesiyle biten soru sayısının tam
46 olduğunu biliyor musunuz?
Soru: Konjenital
toksoplazmozis’de aşağıdaki semptomlardan hangisi bulunmaz?
(Eylül-89)
a. Veziküler deri döküntüsü
b. İntrakranial kalsifikasyon
c. Hepatomegali
d. Lenfadenopati
e. Koryoretinit
Konjenital toksoplazmozda parazit plasenta yoluyla bebeğe geçer.
Erken dönemdeki geçişlerde düşük gözlenir. Gebeliğin son dönemindeki
geçişte ise doğumda çok ağır ve şiddetli seyreden tablo ortaya
çıkar. Kronik korioretinit, sarılık, hepatosplenomegali,
makülopapüler döküntü, trombositopenik purpura, intrakranial
kalsifikasyon, opistotonus, konvülziyon, hidrosefali yada
mikrosefali ve lenfadenopati görülür. Döküntü veziküler değildir.
(Cevap A)
Soru: Aşağıdakilerden hangisi
diyabetik otonomik nöropatiye bağlı bir komplikasyon değildir?
(Nisan 2000)
a. Gastroenteropati
bPostural hipotansiyon
c. Empotans
d. Radikülopati
e. Atonik mesane
Diabet hastalarında uzun dönemde sıklıkla otonom nöropati ve buna
bağlı semptomlar vardır. otonom nöropati, primer olarak
polinöropatili diyabetiklerde oluşur ve postural hipotansiyon,
terlemede bozukluk, erkeklerde empotans ve retrograd ejekülasyon,
mesane işlevinde bozulma, mide boşalmasının gecikmesi, özefagus
disfonksiyonu, konstipasyon veya diyare yada nokturnal diyareye
neden olabilir. Valsalva manevrasına veya ayağa kalkmaya yanıt
olarak kalp hızındaki değişiklikler ve derin nefes alma sırasında
kalp hızı değişiklikleri diyabetiklerde otonom nöropatinin klasik
belirtileridir. (Cevap D)
Soru: Primer amenoreli bir genç
kızda hormonal tedavi ile vajinal kanama gelişiyorsa hangisi
düşünülmez? (Nisan 2002)
a. Turner sendromu
b. XY gonodal disgenezis
c. Konjenital adrenal hiperplazi
d. Adrojen insensitivite sendromu
e. Hipotalomo-hipofizier yetmezlik
Androjen insensitivitesi (testiküler feminizasyon sendromu) primer
amenorenin 3. sıklıkta gözlenen sebebidir. Etkilenmiş hastalarda
testosteron reseptörlerinde defekt olup karyotip 46, XY'dir ve X'e
bağlı dominant veya resesif geçiş bu defektin nedeni olabilir.
Hastalarda müllerian kanal inhibe edici faktör üretimi olması ve
normal fonksiyon gösteren testislerin bulunmasına karşın dişide iç
genital organların hiçbirisi yoktur. Etkilenmiş bireylerde kör
vajinal cep, iyi gelişmiş meme dokusu, az miktarda aksiller ve pubik
kıllanma ve normal dış kadın genitalyası bulunur. Androjen
insensitivitesi sonucunda belkide hipotalamo-hipofizer aksın
feedback inhibisyonunun yokluğu nedeniyle LH konsantrasyonları
artmıştır. Artmış LH ve androjen düzeyleri nedeniyle etkilenmiş
hastalardaki östradiol düzeyleri de normal erkeklerinkinden daha
fazladır. (Cevap D)
3. KARŞILAŞTIRMALI TABLO SORULARI
Her sınavda en az 20-25 soru karşılaştırmalı tablolardan
sorulmaktadır. Bu sebeple bolca tablo incelemek önemlidir. Aşağıdak;
sadece tablorda bulanan karşılaştırmalar ve ilgili TUS soruları
örneklerini inceleyebilirsiniz:
Soru: Plazmodyum
türlerinin eritrositlerde yol açtığı aşağıdaki belirtilerden hangisi
Plazmodium malaria ile ilişkilidir? (Nisan 2000)
a. Eritrositlerde büyüme
b. Eritrositlerde schüffner tanecikleri
c. Eritrositlerde muza benzer gamefosit
d. Eritrositlerde çift kromatinli trofozoidlerin oluşumu
e.Eritrositlerde rozete benzetilen 8 merozoitli olgun şizont
oluşumu
Malaryada eritrositlerde Schüffner tanecikleri P. vivaxta, muza
benzer gametosit oluşumu P. falciparumda görülür. Rozet şizontları
ise P. malariaya özgüdür.
(Cevap E)
PLAZMODYUM TÜRLERİNİN ÖZELLİKLERİ :
P.vivax P.ovale P.falciparum P.malaria
Sıtma Türü Selim tersiyer sıtma Selim tersiyer sıtma Habis tersiyer
sıtma Kuartan sıtma
Enfekte eritrositlerin yaşı Genç eritrositler Genç eritrositler Tüm
yaştaki eritrositler Yaşlı eritrositler
Enfekte eritrositin büyüklüğü Normalden büyük Normalden büyük Normal
Normal
Eritrositte pigment Schüffner granülleri Schüffner granülleri Maurer
lekeleri Zieman granülleri
Kanda parazit sayısı 30.000 10.000 200.000 10.000
Olgun trofozit şekil Halka şeklinde Halka şeklinde Halka şeklinde,
bir eritrositte birden fazla sayıda olabilir Band şeklinde
Gametositler Yuvarlak Yuvarlak Muz şeklinde Yuvarlak
Kanda bulunan şekiller Tüm şekiller Tüm şekiller Halka şekilleri ve
gametositler Tüm şekiller
Önemli özellikleri En sık görülen ve en selim şekil Hipnozoit şekli
olmadığı için relaps görülmez, Karasu hummasına (hemoglobinüri) ve
serebral sıtmaya neden olabilir Hipnozoit şekli olmadığı için relaps
görülmez. Böbrek tutulumu görülebilir.
Soru: Arteryel vazodilatör bir
ilaç aşağıdaki değişikliklerden hangisini oluşturur? (Nisan 2002)
a. Kalp atım hızında azalma
b. Plazma renin aktivitesinde artma
c. Kardiyak output’ta azalma
d. Plazma volümünde azalma
e. Renal kan akımında azalma
Hidralazin damar endotelinden nitrik oksid (NO) salıverilmesine,
damar düz kas hücrelerinde hiperpolarizasyona ve hücre içi
depolardan kalsiyum salıverilmesinde azalmaya neden olur.
Arteriyollerde gevşemeye neden olurken venülleri etkilemez
dolayısıyla ortostatik hipotansiyon görülmez. Antihipertansif
ilaçların (özellikle de sempatolitiklerin) aksine böbrek kan akımını
artırır. Gebelik sırasında gelişen pre-eklampsi ve eklampsi
olgularının acil tedavisinde kullanılır.
Hidralazin’in yan etkileri:
Refleks taşikardi ve renin salgısında artışa neden olduğundan bir
diüretik veya beta-blokörle beraber kullanılır.
SLE benzeri nefrit tablosu yapması en önemli yan etkisidir.
Periferik nöropatiye neden olur. Piridoksin ile tedavi edilebilir.
(Cevap B)
Soru:Daha sıklıkla servikal,
supraklavikular ve mediastinal lenf düğümlerini tutan genelllikle
adölesan ve genç erişkinlerde ortaya çıkan kadınlarda erkeklere göre
daha sık rastlanan ve prognozu iyi olan Hodgkin hastalığı alt tipi
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül-2001)
a. Lenfosit üstünlüğü
b. Nodüler skleroz
c. Mikst hücreli tip
d. Lenfosit kaybı, diffüz fibrozis
e. Lenfosit kaybı, retiküler varyant
Nodüler sklerozan Hodgkin Hastalığının, en sık görülen formudur.
Reed Stenberg hücrelerinin özel bir varyantı olan laküner hücreler
görülür ve dokuda geniş kollajen bantlar vardır. Kadında sık
görülür. Alt servikal, supraklaviküler ve mediastinal lenf nodlarını
tutar. Hastaların çoğu genç erişkindir. Evre I ve Evre II’de
yakalandığında prognoz çok iyidir.
(Cevap B)
Tablo: BETA-RESEPTÖR BLOKÖRLERİNİN FARMAKOLOİK PROFİLLERİ1
İlaç Selektivite İSE Oral biyoyararlanım3 Membran stabilizas yonu
Beta blokaj gücü Eliminasyon yarılanma ömrü (sa)
Propranolol b1+b2 0 25-30* ++ 1 2-5 (K)
Oksprenolol b1+b2 + 20-75* + 0.5-1 1-2 (K)
Pindolol b1+b2 ++ 75-100 ± 6 2-5 (B+K)
Sotalol b1+b2 0 90-100 0 0.3 7-16 (B)
Nadolol b1+b2 0 20-50 0 1 14-24 (B)
Timolol b1+b2 0 40-75 0 6 2-5 (K)
Metoprolol b1 0 40-75* ± 1 3 (K)
Atenolol b1 0 50-60 0 1 6-9 (B)
Asebutolol b1 + 20-60* + 0.3 2-7 (K)
Esmolol b1 0 - 0 - 0.13
Betaksolol b1 0 80-90 0 6 10-25 (K)
Bisoprolol b1 0 90 0 12 8-12 (B+K)
Seliprolol b1 + 30-74 0 0.6 4-12 (B)
Tertatolol b1+b2 0 60* 0 24 3 (K)
Karteolol b1+b2 + 85 0 10 6 (B)
Labetolol b1+b2+a 0 24-40* ± 0.5 3-4
Soru: Aşağıdaki NSAİİ’lardan
hangisinin plazma eliminasyon yarı ömrü en uzundur? (Eylül 2002)
a. Tolmetin
b. Diklofenak
c. İbuprofen
d. Ketoprofen
e. Oksaprozin
(Cevap E) (Tabloya bakınız)
ÖNEMLİ NSAID İLAÇLARI ÖZELLİKLERİ :
İlaç Yarı ömür İdrarla değişmeden atılan miktar Tavsiye edilen
antiinflamatuar doz
Aspirin 0,25 <2 % 1200-1500 mg tid
Salicylate1 2-19 2-30 %
Apazone 15 62 % 600 mg bid
Celecoxib 11 27%3 100-2000 mg bid
Diclofenac 1,1 < 1% 50-75 mg qid
Diflunisal 13 3-9% 200-300 mg qid
Etodolac 6,5 <1% 600 mg qid
Fenoprofen 2,5 30% 300 mg tid
Flurbiprofen 3,8 <1% 600 mg qid
İbuprofen 2 <1% 50-70 mg tid
İndomethacin 4-5 16% 70 mg tid
Ketoprofen 1,8 <1% 10 mg pid4
Ketorolac 4-10 58% 100 mg qid
Meclofenamate 3 2-4% 7,5-15 mg qid
Meloxicam 26 Data bulunamadı 1000-2000 mg qd6
Nabumetone5 14 1% 375 mg bid
Naproxen 58 <1% 1200-1800 mg qid6
Oxaprozin 57 1-4% 20 mg qd6
Piroxicam 17 72%3 12,5-50 mg qid
Rofecoxib 8 7% 200 mg bid
Sulindac 1 7% 400 mg qid
4. ŞEKİL SORULARI
Anatomide, kardiyolojide (EKG Soruları) ve Halk Sağlığında şekil ve
grafik soruları yer almaktadır. Bu şekilleri dikkatle incelemek ve
ayrıntının nerede olduğunu anlamak gerekir.
İşte örnekler:
Soru: Erkeğin genital
organlarını gösteren yukarıdaki şekilde X ile belirtilen oluşum
aşağıdakilerden hangisidir?
a. Epididimis
b. Üreter
c. Ductus ejaculatorius
d. Ductus excretorius
e. Ductus deferens
(Cevap E) Bkz. Şekil
Soru: Bir bölgede meydana
gelen bir salgında etken henüz belirlenememiş, sadece yukarıdaki
grafikte verilen salgın eğrisi elde edilmişse bu, aşağıdakilerden
hangisine uyan türde bir salgındır? (Nisan-93)
a. Solunum yolu ile meydana gelen epidemi
b. Vektörle meydana gelen epidemi
c. Direkt temas epidemisi
d. Çok kaynaklı epidemi
e. Tek kaynaklı epidemi
Tek kaynaklı epidemiler; çok sayıda hassas ve duyarlı bireylerin
bulunduğu bir toplumda patojen etken kaynağı ile aynı anda
karşılaşmaları sonucu ve vaka sayısında patlama şeklinde artış ile
görülür. Gerekli önlem alınınca vaka sayısı süratle düşer. Ancak
azalma başlangıca göre daha yavaş olmaktadır. Çok kaynaklı
salgınlar; sağlam ve hassas kişilerin, hasta veya taşıyıcılarla tek
tek karşılaşması sonucu oluşur. Vaka sayısı daha yavaş yükselir ve
daha yavaş düşer. Buna örnek olarak cinsel yolla bulaşan hastalıklar
gösterilebilir.
(Cevap B)
Soru: Yukarıdaki EKG’de görülen
durum aşağıda-kilerden hangisidir? (Eylül-97)
a. Atrial fibrilasyon
b. Atrial flatter
c. Ventriküler ekstrasistol
d. İdioventriküler ritm
e. Paroksismal supraventriküler taşikardi
Ventriküler ekstrasistoller EKG’de, başında P dalgasının öncülük
etmediği geniş (genelde >0,14 sn) ve tuhaf QRS kompleksleriyle
tanınır. Yukarıdaki trasede bir ventriküler ekstrasistol
izlenmektedir. (Cevap C)
5. YAŞA ve ZAMANA ÖZGÜ SORULAR
Bazı hastalıklar yaşamın belli dönemlerinde görülür. Bazı etki, yan
etki ve komplikasyonlar da belli dönemlerde görülür.
Bu zaman dilimlerinin iyi bilinmesi gerikir. İşte örnekler:
Soru: Yenidoğan'da ilk 24 saatte
hemolitik anemi yapmayan aşağıdakilerden hangisidir?
(Nisan-92)
a. Glikoz 6 fosfat dehidrogenaz eksikliği
b. Homozigot beta talasemi
c. Pirüvat kinaz eksikliği
d. Sferositoz
e. Eritroblastozis fetalis
Yenidoğanda hemolitik anemi sebepleri şunlardır:
1. İzoimmün hemolitik anemi (ABO, Rh, subgrup uyuşmazlığı)
2. Otoimmün hemolitik anemi
3. Sepsis
4. Konjenital TORCH enfeksiyonları
5. Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz eksikliği
6. Piruvat kinaz eksikliği
7. Alfa talasemi
8. Herediter sferositoz
9. Herediter eliptositoz
10. Vitamin E eksikliği
Vitamin E eksikliği genellikle yenidoğanın son dönemlerinde ortaya
çıkar. Diğer tüm sebepler ilk 24 saatte hemolitik anemiye sebep
olabilirler. Homozigot beta talasemide infant doğumda normal iken
semptomlar genellikle hayatın 1. yılından sonra ortaya çıkar.
(Cevap B)
Soru: Üç haftalık bebekte
bulantı, kusma ve hipokloremik alkaloz gelişiyor. Tanıda
aşağıdakilerden hangisini düşünürsünüz?
(Nisan-93)
a. İmperfore anüs
b. Trakeoösefageal fistül
c. Ösefagus atrezisi
d. Konjenital pilor stenozu
e. Morgagni hernisi
Konjenital pilor stenozu, genellikle hayatın 2-4. haftalarında
projektil tarzda kusma ile semptom vermeye başlar. Bazen kanlı
olabilir. Çocuk çok aç ve emmeye istekli olmasına rağmen aşırı kusma
ve kabızlık vardır. Büyüme geriliği ortaya çıkar. Kilo kaybı vardır.
Aşırı kusma nedeniyle dehidratasyon ve hipoklo-remik alkaloz
gelişir. Abdominal muayenede palpasyon ile sağ üst kadranda zeytin
büyüküğünde (Olive) kitle ele gelir.
Ayakta direkt batın grafisinde gastrik retansiyon ve pilor
bölgesinde “string sign” gözlenir.
(Cevap D)
Soru: Hangisi yanığın geç bir
komplikasyonudur? (Eylül 99)
a. Marjolin ülseri
b. Akut tubuler nekroz
c. Hipovolemi
d. Tromboflebit
e. Dehidratasyon
Yanıkta komplikasyonlar:
- Hipovolemi
- Akut tübüler nekroz
- Dehidratasyon
- Tromboflebit
- Hipokalsemi
- Hiponatremi
- Hipokloremi
- Hipokloremik alkaloz
- Myoglobinüri
- Hemoglobinüri
- Marjolin ülseri (yanığın geç bir komplikasyonu olarak ilgili
bölgede kanser gelişmesidir) (Cevap A)
Soru: Üst batın ameliyatında 24
saat sonra ateş yükseliyorsa hangi tetkik istenir? (Eylül-91)
a. Kan biyokimyası
b. Akciğer grafisi
c. Direkt batın
d. USG
e. EKG
Erken postoperatif (ilk 48 saat) dönemde en sık görülen ateş sebebi
%90 oranında atelektazidir. Hastadan akciğer grafisi istenmelidir.
(Cevap B)
Soru: Meckel divertikülünün
erişkinlerde en sık görülen komplikasyonu aşağıdakilerden
hangisidir?(Nisan-2003)
a. İntestinal obstrüksiyon
b. Kanama
c. Divertikülit
d. Malignite gelişmesi
e. Perforasyon
MECKEL DİVERTİKÜLÜ
Gastrointestinal sistemde en sık karşılaşılan gerçek divertiküldür.
Yaşam boyu komplike olma olasılığı %4’tür.
Komplikasyonları:
1- İntestinal obstruksiyon: En sık görülen komplikasyonudur.
Divertikülün ucundan umblikusa uzanan bandın etrafından barsakların
dolaşmasına bağlı ya da invajinasyona bağlı gelişir.
2- Kanama: Çocuklarda en sık, Erişkinlerde ikinci sık görülen
komplikasyonudur. Heterotropik gastrik mukoza bulunan hastalarda
gözlenir.
3-Akut divertikülit: Üçüncü sık görülen komplikasyo nudur. Klinik
olarak apendisitten ayrılamaz.
4- Perforasyon: Ektopik gastrik mukozadan salgılanan asit ve pepsine
bağlı peptik ülser nedeniyle gelişir.
5- Herni kesesi içinde divertikül bulunabilir (Littre hernisi)
(Cevap A)
NOT: Bu soru çocukluk çağı için sorulmuş olsaydı cevap kanama
olacaktı.
Tusdata Tus
Hazırlık Merkezleri Cerrahi Ders Notları Sf: 344
Tusdata Serileri Genel Cerrahi Soruları Kitabı 7. Baskı sf: 119
Tusdata Hızlı Tekrar Serisi, Özet Tıp Bilimleri, 2. Baskı, c:3, sf:242
Tusdata Tüm Tus Soruları, 12. Baskı, c:3, sf:1361
Tusdata Hızlı Tekrar Serisi, Enler ve İlkler, sf: 332,201
6. "EN" Lİ SORULAR
Her sınavda ortalama 30 civarında "EN"li soru çıkar. Bu sorularda
tam olarak ne sorulduğunu anlamak çok önemlidir. Örneklere dikkat
ediniz.
Soru: Akut testis torsiyonu ile
akut epidedimoorşitin ayırıcı tanısında en yararlı tanı yöntemi
hangisidir? (Nisan-2003)
a. Doppler USG
b. Tomografi
c. MR
d. Anjiografi
e. Sintigrafi
Böyle bir vakada
- İlk yapılması gerken -kolaysa- Doppler USG'dir.
- En kesin ayırıcı tanı metodu Sintigrafidir.
FAKAT BURADA EN YARARLI TANI YÖNTEMİ SORULUYOR.
Bu durumda en kesini ya da ilki değil en yararlıyı düşünmek gerekir
ve böyle bir hasta için en önemli şey Akut testis torsiyonu
varlığının ispatı ya da ekarte edil mesidir ve acil şartlarda
ameliyata karar verebilmek için en yararlı tanı yöntemi Doppler
USG'dir.
Tusdata Soru
Kitapları Serisi Küçük Stajlar Soruları 5. Baskı sf:304
Tusdata Konu Kitapları Serisi Küçük Stajlar Konu Kitabı, 2. Baskı sf:541
Tusdata Hızlı Tekrar Serisi, Özet Tıp Bilimleri, 2. Baskı, c:3, sf:331
Soru: İki yaşın altında en sık
görülen primer beyin tümörü hangisidir? (Nisan-98)
a. Medulloblastom
b. Ependimom
c. Astrositom
d. Oligodendrogliom
e. Menengiom
Astrositom en sık görülen erişkinde ve çocukta SSS tümörüdür. Orta
yaşta sıktır. Malign davranış göstereni glioblastoma multiformedir.
Oligodendrogliom, gliomların %5-15'ini oluşturur. Medulloblastomlar
çocukluk çağı beyin tümörlerinin %25'dir. Daha çok serebellumda
görülür. Medulloblastomlar serebellumda yerleşir ve oluştururlar. Bu
yaş grubunda görülen primer beyin tümörlerinin hayatın ilk on
yılının en sık tümörlerinin hayatın ilk on yılının en sık
tümörlerini oluştururlar. (Cevap C)
Soru: Leiomyom ile leiomyosarkom
ayrımında en önemli kriter hangisidir? (Eylül-2000)
a. Mitoz sayısı
b. Nekroz
c. Hipersellularite
d. Hiperkromazi
e. Yaygınlık
Leiomyom: kadınlardaki en sık benign tümörüdür. Östrojen bağımlıdır.
Menopozdan sonra gerilerler. Büyük leiomyomlarda nekroz, kistik
dejenerasyon, fibrozis odakları kalsifikasyon, kanamayla birlikte
iskemik nekroz görülebilir.
Leiomyosarkomlarda sellüler atipi içeren yada içermeyen çok sayıda
mitoz veya sellüler atipi içeren az sayıda mitoz tanısal kriterleri
oluşturmaktadır.
Soru: Endometrium kanseri
tanısında güvenilir yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
(Eylül-87)
a. Probe küretaj
b. Papanicolau yayması
c. Fizik muayene
d. Aspirasyon biyopsisi
e. Laparoskopi
Endometrium kanseri %75 postmenopozal dönemde görülür. Prognozu en
iyi major jinekolojik karsinomalardandır. Etiyolojisinde en çok,
karşılan-mamış Östrojen artışı sorumlu tutulmuştur.
En sık adenokarsinoma görülür. Prognozu en kötü olan tipi
adenosquamoz tipidir. Kliniğinde ilk ve en sık bulgu anormal vajinal
kanamadır. Tanıda rutin papsmear %40 yanlış sonuç verir, ama
taramada kullanılabilir. Şüpheli vakalarda ise en güvenilir yöntem
probe küretaj’dır.
(Cevap A)
Soru: Multiple skleroz’da
tutulumu en az olan han-gisidir? (Nisan-95)
a. Serebellar sistem
b. Kortikospinal traktus
c. Optik sinir
d. Periferik sinir
e. Medulla spinalis
MS, yıllar boyunca alevlenmeler ve düzelmelerle seyreden çeşitli
nörolojik fonksiyon bozukluklarıyla kendini gösteren bir
hastalıktır. Tipik olarak o güne kadar sağlığı açısından bir sorunu
olmayan bir kişide birden bire tek taraflı görme kaybı, gerçek
vertigo, ataksi, parestezi, inkontinans, diplopi, dizartri veya
paralizi ile şekillenen akut veya subakut gelişimli bir atak ortaya
çıkar. Bu semptomlar beyin, beyin sapı ve medulla spinalisin beyaz
cevherinde gelişen inflamatuar demyelinizan bir odağa bağlı olarak
sinir impulslarının iletiminin engellenmesi sonucu olarak ortaya
çıkar. Periferik sinir tutulumu ise çok nadirdir.
(Cevap D)
7."PATOGNOMONİK", "KARAKTERİSTİK", "SPESİFİK" SORULARI
Bazı sorular tanısal ögeler içerir ve hastalıklara "spesifik",
"karakteristik" ve patognomonik belirti ve bulgular sorulur.
Örnekleri inceleyiniz:
Soru: Reinke kristalleri hangi
tümör için patognomoniktir? (Nisan-98)
a. Disgerminoma
b. Dermoid kist
c. Hilus hücreli tümör
d. Seröz kistadenoma
e. Granuloza hücreli tümör
Hilus hücreli tümörlerde reinke kristalleri görülür. Sex kord
stromalı tümörlerdendir. Hilus hücreli tümörün diğer bir ismi Leydig
hücreli tümördür. Overlerin en sık gözlenen virilizan
tümerlerindendir. Ses kalınlaşması ve kliteromegali görülür.
Testosteron ve Androstenedion yüksektir. En sık 15-45 yaş grubunda
sıklıkla unilateral olarak gözlenir. Hiperandrojenizmle ayırıcı
tanısında DHEA-S'a bakılır, DHEA-S normal ise sürrenal kaynaklı
olmadığı anlaşılır. Tümör hücreleri lipid içerir.
(Cevap C)
Soru: Ülseratif kolit için
aşağıdakilerden hangisi karakteristik bir bulgu değildir? (Nisan-88)
a. Toksik megakolon
b. Kript abseleri
c. Fistül ve perforasyonlar
d. Psödopolipler
e. Karsinom gelişimi
Ülseratif kolitte kript apseleri, psödopolipler, toksik megakolon ve
karsinom gelişme riskinde artış vardır. Toksik megakolon fulminant
ülseratif kolitte sık görülür.
Perforasyona meyli artırır. Bu durumda mortalite %50’ye ulaşır.
Fistül ve perforasyon olabilir. Ancak karakteristik değildir. Bu iki
bulgu Crohn’da sıktır.
(Cevap C)
Soru: ARA’da karakteristik bulgu
hangisidir? (Nisan-2001)
a. Mitral valv kalsifikasyonu
b. Osler nodülü
c. Sol atrium endotelyal fibroelastozis
d. Korda endinea rüptürü
e. Verriköz endokardit
ARA'da kalp tutulumu;
* ARA, streptotokokal farenjitli olguların %3'ünde gelişebilir
* Streptokokların M proteinlerine karşı oluşan antikorların kalp,
eklem ve diğer dokulardaki glikoproteinlerle çarpraz reaksiyon
vermesiyle oluşur
* Tutulum, perikard, myokard, endokardun inflamasyonuyla, pankardit
ile karakterizedir.
* Romatizmal endokardit tutulumu genellikle sol atrium arka
duvarındaki Mc Callum bölgesi ve kapıların kapanma noktaları gibi
hemodinamik stresin yoğun olduğu bölgelerde oluşur.
* Mac Callum bölgesindeki bu endotelyal fibrolestoziste Mac Callum
plakları ismide verilir.
* Valvüllerin kapanma yerindeki küçük vejetasyonlar (verrüköz
endokardit) romatoid artritte izlenmesine rağmen karakteristik bir
özellik değildir ve periferik emboli kaynağı oluşturmazlar.
* ARA'da özellikle myokardın konnektif dokusunda Aschoff
cisimcikleri denen multipl inflamasyon odakları oluşur.
* Aschoff cisimcikleri etrafında kronik inflamatuar reaksiyona has
bazofilik sitoplazmalı Anitschkow hücreleri denen büyük histiositler
dizilir.
* Aschoff cisimciklerinin ortalarında ise fibrinoid nekroz oluşur.
* Aschoff cisimcikleri konnektif dokunun her yerinde bulunabilir ama
özellikle myokarda açılan küçük damarlarla yakın ilişkidedir.
* Myokardda diffüz interstisyel inflamatuar reaksiyonda izlenebilir.
* Perikart tutulumunda seröz veya sero-anjinöz perikardial efüzyon
ortaya çıkar
* Akut değişiklikler sekel bırıkmadan iyileşebilir ancak progresyon
gösterip aşırı skarlaşmaya ve kronik valvüler deformitelere neden
olabilir.
* Mitral kapak en sık etkilenen kapaktır. %50 vakada etkilenen tek
kapaktır. Hem yetmezlik hem de darlık yapabilir.
* Aort kapağı en sık mitral kapakla birlikte etkilenir.
* Triküspid kapak %5'de olsa mitral ve dört kapaklarıyla birlikte
tutulabilir.
* En az pulmoner kapak tutulur.
(Cevap E)
Soru: Aşağıdakilerden hangisi
ülseratif kolitin tipik özelliklerinden biridir? (Nisan 2002)
a. İltihabın bağırsak duvarının tüm tabakalarını tutması
b. Granülomatöz iltihap oluşması
c. Gastrointestinal kanalın her bölgesinde hastalığın
görülebilmesi
d. Bağırsak lümeninin daralması
e. Yalancı poliplerin oluşması
Ülseratif kolitte rejenere olan mukozanın oluşturduğu izole
adacıklar yüzeyel çıkıntılar yaparak psödopolipleri oluşturur. Alt
kısımları kazınmış görünümde çıkıntılar oluştururlar. Kolon Crohn
hastalığında nadirende incebarsak Crohn hastalığında oluşabilir.
(Cevap E)
8. CİSİMCİK, TEST, BULGU gibi KEYWORD'LERİN GEÇTİĞİ SORULAR
En az 10 civarında soru bu şekilde sorulur. Bu soruları cevaplarken
verilen cisimcik, test ya da bulgunun ayırıcı ve spesifik olup
olmadığını bir kez daha düşünür. Mesela Hurtle hücreleri tiroidin
medüller karsinomunda görülür ama spesifik değildir.
Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz:
Soru: Schiller Duval
cisimcikleri içeren over tümö-rü hangisidir? (Eylül-97)
a. Endometiroid tümör
b. Brenner tümörü
c. Disgerminom
d. Stroma ovarii
e. Endodermal sinüs tümörü
Endodermal sinüs tümörü (yolk sac tümörü) malign germ hücreli
tümörlerin %20’sini oluşturur. Hızlı büyüyen batın kitlesi ile
karakterizedir. Öyleki hastaların yarısında semptomlar doktora
başvurmadan birkaç ay veya daha kısa bir süre önce başlamıştır.
Seyrek olarak 40 yaşın üzerindeki hastalar etkilenir. Schiller Duval
cisimciği görülen tümörün prognozu kötüdür. a-fetoprotein tümör
belirleyicisidir. (Cevap E)
Soru: Teleskobik idrar hangi
hastalığa özgüdür? (Nisan-90)
a. Akut glomerülonefrit
b. Akut pyelonefrit
c. Poliarteritis nodosa
d. Multipl myelom
e. Lupus nefriti
SLE'de hematüri, lenfositüri, eritrosit silendirler ve epitel
silindirleri teleskobik idrar denen durumu oluşuturur. Hidralazin ve
prokainamid SLE benzeri tablo yapabilir. Östrojen SLE'yi olumsuz
etkilerken androjenler koruyabilir. Lupus hücresi %70 (+) tir.
Eklemi tutar ama deformite oluşturmaz. (Cevap E)
Soru: Karaciğer biyopsilerinde yağlanma, perivenüler fibrozis,
nötrofil infiltrasyonu ve şişmiş hücreler içinde Mallory
cisimlerinin görülmesi duru-munda aşağıdakilerden hangisi
düşünülmelidir? (Eylül-2001)
a. Wilson hastalığı
b. Primer biliyer sirozun ilk evresi
c. Alkolik hepatit
d.Alfa1-antitripsin defektine bağlı karaciğer değişiklikleri
e. Akut viral hepatit
Kronik alkol bağımlılığı sonucu en sık yağlı karaciğer, daha az
oranda alkolik hepatit ve siroz olmak üzere üç tablo oluşur. Alkolik
hepatitte soruda bahsedilen bulguları oluşturur. Alkolik sirozda
makronodüler siroz oluşur geri dönüşsüzdür.
(Cevap C)
Soru: Beynin mikroskopik
incelemesinde nörofibriler düğümler, senil plak amiloid anjiyopati
granülovakuoler dejenerasyon ve Hirano cismi gibi bulgular
saptanması durumunda öncelikle aşağıdaki hastalıkların hangisi
düşünülmelidir? (Nisan 2002)
a. Pick hastalığı
b. Creutzfeldt-Jacob hastalığı
c. Alzheimer hastalığı
d. Huntington hastalığı
e. Multipl skleroz
Alzheimer hastalığı, yaşlılardaki demansın en sık nedenidir.
Alzheimer 50 yaştan sonra başlar. %10 olguda demansın ailevi bir
hikayesi vardır. Down sendromlularda daha sık gelişir. Ailesel
olgular 14. kromozomdaki mutasyona bağlıdır. Amiloid anjiopati,
apoprotein E'nin özellikle E 4 alleli sık görülür. Mikroskopik
olarak nörofibriler yumaklar, senil plaklar izlenir. Ölüm araya
giren bronkopnomoni ve diğer enfeksiyonlar nedeniyle oluşur.
(Cevap C)
Robbins PBOD Türkçe 6. Edisyon sf. 739
Devamı için Tıklayın>>>
|